Bodrum’dan, Muğla’nın geneline yayılan; rant, talan ve yargı gölgesinde sahnelenen bir “hedef saptırma” operasyonunu ibretle izliyoruz. Olayın öznesinde doğanın kalbine saplanmak istenen bir çimento fabrikası, karşısında ise bu kirli çarkın arasına gazetecilik onuruyla çomak sokan dirençli kalemler var.
Konuyu kısaca özetleyeyim, duymayanlar da duysun, bilsin!
Muğla Deştin’de kurulmak istenen ve bölgenin bereketli topraklarına, kırsalın üreten nefesine adeta bir hançer gibi inecek olan çimento fabrikası davasında, çok kritik bir skandal patlak verdi. Gündem Fethiye gazetesinden meslektaşımız Hülya Çetinkaya, bir gazetecinin yapması gereken en temel şeyi yaptı; sordu, araştırdı ve bir gerçeği kamuoyunun önüne koydu. Neydi o gerçek? Dava sürecini doğrudan etkileyecek olan bilirkişi raporunun dijital verilerinde, çimento şirketinin danışmanıyla bağlantılı olduğu iddia edilen bir ismin izleri vardı!
Bir ülkede hukuk işliyorsa, adalet terazisinin ayarıyla oynandığı şüphesi taşıyan bu iddia yeri göğü inletmelidir.
Doğrudan hedefe gidecek şekilde soralım: Siz bu raporu kime, nasıl ve hangi şartlarda yazdırdınız? Bu bağlantı doğru mudur, değil midir?
İlgili kurumlar elbette usulüne uygun şekilde bu iddianın üzerine gidecektir, gitmesi de gerekir.
Peki devam edelim…
Şirket cephesinden veya ilgili kurumlardan tatmin edici, belgeli bir yalanlama geldi mi? Hayır. Onun yerine ne oldu biliyor musunuz? Devreye, geçmişte Muğla Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere meslek örgütleri tarafından “korsan yayın” veya “tetikçi mecra” olarak uyarılan birtakım “haber” siteleri girdi!
Biz bu isimlere aşinayız;
Bu yapılar üzerinden Gündem Fethiye’ye, haberi yapan meslektaşımıza ve hatta bu gazetecilik faaliyetine sahip çıkan Fethiye Kent Konseyi’ne akıl almaz bir linç kampanyası başlatıldı.
Habere, belgeye ve iddiaya yanıt veremeyenler; acizliklerini gazeteciyi “foncu”, “provokatör” diyerek hedef gösterip örtmeye çalışıyorlar.
Defalarca yazdık, yazmaya da devam edeceğiz.
Gazetecilik, iktidarların veya şirketlerin bültenlerini kopyala-yapıştır yapmak değildir. Adliye koridorlarında o raporların peşine düşmek, ranta karşı yaşamı savunmaktır.
Ben zamanlamayı da çok manidar buluyorum.
İşin en mide bulandırıcı tarafı bu yapıların, söz konusu gazeteye ve gazeteciye bel altı vurma çabası! Gündem Fethiye’yi, sırf toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları ve LGBTIQ+ haberleri yapıp dezavantajlı grupların sesini duyuruyor diye “LGBT destekçisi” ilan edip, adeta “devlet düşmanı” gibi göstermeye kalkıyorlar.
Bu linç girişiminin ve fişleme operasyonunun; Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 162 şüpheliyi kapsayan “Ailem Güvende” operasyonlarıyla, 15 ilde derneklere yapılan eş zamanlı baskınlarla aynı günlere denk getirilmesi sizce tesadüf mü? Elbette değil. Bu tam anlamıyla, “Hazır rüzgar esiyor, konjonktür uygun, doğa savuncusu bağımsız basını da bu torbaya atıp susturalım” taktiğidir.
Datça Kadın Platformu’nun, 218’incisi düzenlenen Adalet ve Barış Buluşmaları’nda “Darbeci baskıları tüm hızıyla yaşıyoruz” diyerek yükselttiği ses, tam da bu zihniyete karşı bir isyandır. Cumhuriyetin hak savunucusu kadınları; şiddete, istismara ve baskıya karşı nasıl direniyorsa, kalemini satmayan gazetecileri de o eril ve rantçı tahakküme yedirmeyecektir.
Rant lobilerine ve onların medyasına sözüm ise net: Hedef saptırmayı, bel altı vurmayı bırakın.
Cesaretiniz varsa, o bilirkişi raporunun dijital bağlantılarının hesabını verin!

Akbelen'de 679 parsel için yürüyen dava, yalnızca bir kamulaştırma dosyası değildir. Bu dava; devletin "kamu" derken kimi gördüğünün, enerji üretiminin...

Yaz bitti… O kavurucu sıcaklar kırıldı, eylülün o şahane efil efil rüzgârları esmeye başladı. Ama duyuyorum ki belediyelerin çağrı merkezlerindeki o bitmek bilmeyen “şikâyet” telefonları bir türlü susmamış! Hatta yaz...

Bodrum'un Sokak Canları ve Vicdan Sınavımız! - Bodrum Haberi İnanabiliyor musunuz gerçekten?

Anayasamızın 43. maddesi çok açık: “Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır… Yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” Fakat gelin görün ki, son yıllarda bu ülkede kamu yararı kavramı, kılıfına uydurulmuş bir...

Yüksel Aslan, siyasete ve siyasetçilere mesafeli duruşu, salt turizm odaklı bakış açısı ve söylemleriyle hem kendi sektörünün hem de Bodrum’un takdirini kazanmış bir isim. Malum, 31 Mart seçimleri öncesinde bizleri...

TED Bodrum’un her yıl düzenlediği ve artık geleneksel bir buluşmaya dönen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü etkinliğine katıldık. 10 Ocak, içi boş bir ‘kutlama’ vesilesi olarak devam ederken, bu özel...
Bodrum’un güncel yerel haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, turizm, etkinlikler ve mahalle mahalle gündem haberleri Bodrum Haberi'nde.
Yorum Yap