Bodrum’da mühendis, mimar ve şehir plancılarının dayanışma buluşmasına yapılaşma baskısı, su sorunu ve tartışmalı projeler damga vurdu. TMMOB Bodrum İKK açıklamasında, Ortakent’te kazanılan davalara rağmen planların yeniden askıya çıkarıldığı belirtildi; Demirbükü’ndeki projeler için “Bodrum’un Kanal İstanbul’u” benzetmesi yapıldı.
Bodrum’da mühendis, mimar ve şehir plancılarının dayanışma buluşmasına yapılaşma baskısı, su sorunu ve tartışmalı projeler damga vurdu. TMMOB Bodrum İKK açıklamasında, Ortakent’te kazanılan davalara rağmen planların yeniden askıya çıkarıldığı belirtildi; Demirbükü’ndeki projeler için “Bodrum’un Kanal İstanbul’u” benzetmesi yapıldı.
Bodrum’da 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü için bir araya gelen meslek odaları, yarımadanın geleceğine ilişkin uyarılarda bulundu. Mustafa Erdoğan’ın okuduğu TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu (İKK) açıklamasında, mevcut nüfusun su ihtiyacını karşılamakta zorlanan Bodrum’a yeni nüfus getirecek projelere karşı çıkılması istendi.
Elektrik ve Makina Mühendisleri Odalarının Bodrum temsilciliklerinin bulunduğu terasta, kokteyl eşliğinde gerçekleşen buluşmaya mühendis, mimar ve şehir plancılarının yanı sıra Bodrum Ticaret Odası (BODTO) başkan adayları Erdem Ağan ile İbrahim Akkaya da katıldı.
Dayanışma mesajlarının verildiği etkinlikte, Bodrum’daki imar planları ve çevre davaları açıklamanın öne çıkan başlıkları oldu. Ortakent’ten Akyarlar’a, Turgutreis’ten Demirbükü’ne uzanan itirazlar sıralandı.

Erdoğan tarafından yapılan açıklamada, Ortakent’te 2010 yılından bu yana hukuki mücadele yürütülen 1 milyon 100 bin metrekarelik alana dikkat çekildi.
TMMOB Bodrum İKK, Özelleştirme İdaresine karşı Danıştay’da açılan davaların kazanılmasına rağmen söz konusu alana ilişkin planların yeniden askıya çıkarıldığını bildirdi.
Kurulun açıklamasında süreç şu sözlerle anlatıldı:
“Ortakent’te 2010 yılından beri 1.100.000 m2 alanda özelleştirme idaresine karşı Danıştay’da davaları kazanmamıza rağmen planlar tekrar askıya çıktı.”
Buluşmada gündeme getirilen bir diğer başlık, Akyarlar’daki Ant Haven projesi oldu.
TMMOB Bodrum İKK açıklamasında, projeye karşı açılan davanın kazanıldığı, ancak inşaatın tamamlanmasının ardından Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı alındığı ifade edildi. Projeye ilişkin hukuki sürecin devam ettiği belirtildi.
Turgutreis revizyon imar planına ilişkin düzenlemeler de eleştirildi. Kurul, “adrese teslim” olarak nitelendirdiği değişikliklere, yaptıkları itirazlara rağmen engel olamadıklarını kaydetti.
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri Demirbükü’ndeki TÜYA ve Sakızbükü projelerine ayrıldı.
Kurul, bu projeler için “Demirbükü’nü Bodrum’un Kanal İstanbul’u yapacak” ifadesini kullanarak ÇED kararlarının iptali istemiyle dava açtıklarını duyurdu.
Bodrum’daki trafik yoğunluğu, su yetersizliği ve doğal alanların kaybına birlikte dikkat çekilen açıklamada, yapılaşmanın yalnızca insan yaşamını değil, diğer canlıların yaşam alanlarını da etkilediği savunuldu. Yeni projelerin yarımadanın nüfus ve altyapı yükünü artıracağı belirtilerek şu çağrı yapıldı:
“Kâr hırsı ile Bodrum’a yeni nüfus ekleyecek projelere dur demeliyiz.”
TMMOB Bodrum İKK, meslek odalarının yetkileri ve bağımsız denetim konusunu da gündeme taşıdı.
Açıklamada, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığının kamusal hizmet niteliği taşıdığı vurgulandı. Bilimsel ve teknik bilginin kamu yararından koparılmasının bedelini bütün toplumun ödediği ifade edildi.
Mesleki denetimin zayıflatılmasının halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı savunulan açıklamada, şehir plancılarının bilimsel bilgisinin dışlanmasının kentleri rant politikalarına açık hale getirdiği belirtildi.
Kurul, meslek odalarının yetkilerinin kısıtlanmasını da toplumun kamusal ve bağımsız denetim hakkına müdahale olarak değerlendirdi.
Bodrum’un yapı stoku için envanter çalışmasıAçıklamada, meslek odalarının Bodrum’un geleceğine yönelik çalışmaları da paylaşıldı.
18 yıl aradan sonra düzenlenen Bodrum Yarımadasının Çevresel ve Yapısal Sempozyumu’nun, onlarca akademisyenin katılımıyla üç gün sürdüğü hatırlatıldı. Sempozyumun, yarımadanın geleceğine bilimsel katkı sunmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
İnşaat mühendislerinin ise dayanıklı kentler yaklaşımı doğrultusunda Bodrum’un yapı stoku envanterini çıkarmaya başladığı bildirildi.
Dayanışma Günü’nün tarihsel dayanağı olan 19 Eylül 1979 iş bırakma eylemi de 47’nci yılında anıldı. TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen eylemin, mesleki haklar ile toplumun ortak çıkarları arasındaki bağı görünür kıldığı vurgulandı.
Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının düşük ücret, işsizlik, güvencesiz çalışma ve meslek dışında iş arama baskısıyla karşı karşıya bulunduğu ifade edildi.
Kamuda ücret ve özlük hakkı kayıpları ile liyakat sorunlarına; özel sektörde ise uzun çalışma süreleri, kayıt dışı istihdam ve mobbinge dikkat çekildi. Genç meslek mensuplarının düşük ücretli veya ücretsiz stajlara yönelmek zorunda kaldığı, emeklilerin de ağırlaşan geçim koşullarından etkilendiği belirtildi.
Bodrum’daki buluşmanın ortak çağrısı, mesleki haklarla kentin geleceğini aynı çerçevede ele alan şu sözler oldu:
“Toprağımıza, havamıza, suyumuza dokunma!”
Fotoğraf: xbodrum.com
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap