Türk-Japon dostluğunun harcını gözyaşı ve fedakarlıkla karan Ertuğrul Fırkateyni faciası, 136 yıl sonra Bodrum’da yeniden hafızalara kazındı. Bodrum Herodot Üçüncü Yaş Akademisi tarafından Bodrum Ticaret Odası’nda (BODTO) düzenlenen özel konferansta, Türkiye’nin önde gelen su altı arkeologlarından ve denizcilik tarihi araştırmacılarından Tufan Turanlı, 500’den fazla Osmanlı leventinin şehit düştüğü o karanlık geceyi anlattı.
Türk-Japon dostluğunun harcını gözyaşı ve fedakarlıkla karan Ertuğrul Fırkateyni faciası, 136 yıl sonra Bodrum’da yeniden hafızalara kazındı. Bodrum Herodot Üçüncü Yaş Akademisi tarafından Bodrum Ticaret Odası’nda (BODTO) düzenlenen özel konferansta, Türkiye’nin önde gelen su altı arkeologlarından ve denizcilik tarihi araştırmacılarından Tufan Turanlı, 500’den fazla Osmanlı leventinin şehit düştüğü o karanlık geceyi anlattı. 16 Eylül 1890’da Kushimoto açıklarında sulara gömülen geminin yalnızca bir ahşap enkaz değil, yarım kalmış hayatların sığınağı olduğunu belirten Turanlı’nın anlattıkları, dinleyenleri tarihin derinliklerine götürdü.
Dönemin Japonya İmparatoru’nun amcası Prens Komatsu’nun İstanbul ziyareti ve Sultan II. Abdülhamid’e sunduğu nişan, tarihi bir iade-i ziyaretin fitilini ateşlemişti. Osmanlı Devleti, hem bir iyi niyet göstergesi hem de diplomatik bağları güçlendirmek amacıyla Ertuğrul Fırkateyni’ni uzak doğuya gönderme kararı aldı. 609 kişilik mürettebatıyla 14 Temmuz 1889’da İstanbul’dan demir alan gemi, tam 11 ay süren zorlu ve meşakkatli bir yolculuğun ardından 7 Haziran 1890’da Japonya’ya ulaştı. Padişahın hediyeleri ve dostluk mesajları Japon İmparatoru’na sunulmuş, görev başarıyla tamamlanmıştı. Ancak asıl trajedi, vatan rotasına dönüldüğünde başlayacaktı.
Kushimoto Kayalıklarında Parçalanan HayatlarGörevini layıkıyla tamamlayan Ertuğrul Fırkateyni, 15 Eylül 1890 günü Yokohama Limanı’ndan ayrılarak dönüş yoluna geçti. Ancak ayrılıştan sadece bir gün sonra, Pasifik’in acımasız tayfunlarından birine yakalandı. Dalgalarla saatlerce boğuşan devasa gemi, 16 Eylül gecesi Kushimoto açıklarında kayalıklara çarparak sulara gömüldü. Aralarında heyet başkanı Tuğamiral Osman Paşa’nın da bulunduğu 500’ü aşkın Türk denizcisi o gece şehit düştü. Faciadan sadece 69 levent, kendi hayatlarını tehlikeye atarak yardıma koşan cefakar Japon köylülerinin olağanüstü çabasıyla sağ kurtarılabildi. O gece dökülen kan ve Japon halkının gösterdiği eşsiz vefa, iki millet arasında bugüne dek kopmayan sarsılmaz bir dostluk köprüsü inşa etti.
Yıllarını Ertuğrul Fırkateyni’nin izini sürmeye adayan ve Japonya’daki kazı başkanlığı sürecinde geminin kalıntılarını gün yüzüne çıkaran Tufan Turanlı, Bodrum’daki sunumunda meselenin sadece arkeolojik değil, insani boyutuna da mercek tuttu. Yıllarca süren su altı çalışmalarında denizcilerin anısını yaşatacak eşyalar aradığını vurgulayan Turanlı’nın şu sözleri salonda derin bir sessizlik yarattı:
“Bu eserlerin arasında yemek kazanı gibi ağır malzemelerin yanı sıra küçük malzemeler de vardı. Kemer tokası, üniforma düğmeleri, ayakkabı kalıntısı bulup çıkardım. Küçücük bir parfüm şişesi buldum. Belki de bu parfüm şişesini askerimiz eşine ya da bir yakınına almıştı. Ancak gemi o korkunç tayfunda kayalara çarptığında parça parça olmuş. O malzemeleri bulup gemicilerin anısını canlandırmak, o hatıralara dokunmak her şeyden önemliydi.”
Bodrum Herodot Üçüncü Yaş Akademisi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu anlamlı buluşma, tarihi bir denizcilik felaketinin sadece rakamlardan ibaret olmadığını; her bir kemer tokasının, her bir üniforma düğmesinin arkasında vatanına dönemeyen bir canın hikayesi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Su altı arkeolojisine ömrünü adayan Tufan Turanlı’nın çabaları sayesinde, Pasifik’in karanlık sularına gömülen Osmanlı leventlerinin hatırası, bugün Muğla kıyılarından okyanus ötesine kadar uzanan büyük bir minnetle yaşamaya devam ediyor.
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap