Yazarlar

Devenin Dili Şişti…

Deve güreşlerine getirilen develere ne yediriyorlarsa, deve efelenince dilini şişirerek caka satar, ağzından köpükler saçarak kızgınlığını belirtir. Öyle değilse bile ben hep öyle algıladım. O ne diyor bilemedim. Geçtiğimiz günlerde..

Devenin Dili Şişti…

Deve güreşlerine getirilen develere ne yediriyorlarsa, deve efelenince dilini şişirerek caka satar, ağzından köpükler saçarak kızgınlığını belirtir. Öyle değilse bile ben hep öyle algıladım. O ne diyor bilemedim.

Ali Dizdar Yazıları

Geçtiğimiz günlerde BODER başkanı açıklamalarda bulunmuş, (4 Bin İşletmenin Ruhsatı İptal Olabilir )

Haber konusu :
“Geçen sene 27 Temmuz tarihinde plaj tesisleri ile konaklama tesisleri, Turizm Bakanlığı’na bağlandı ve bu tesislere bakanlıktan “belge” alma zorunluluğu getirildi. İşletme ruhsatı 28 Temmuz 2021’den önce alınmış plaj işletmeleri 15 Mart 2022 tarihine kadar ruhsatını yenilemez ise kapanma tehlikesiyle karşı karşıya”

BODER başkanına bu hatırlatması için teşekkür, iyi de bu haber 15 Nisan’da yayınlandı! Süre bitiminden bir ay sonra… Bu ikazın ya da haberi yayınlanması 15 Marttan önce yapılması gerekmez miydi? Oh olsun der gibi bir haber olmuş.

Aslında ben buradaki PLAJ İŞLETMELERİ ibaresine takıldım. Kıyı Kanununa göre Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık değil mi ki, plajlar işletmeler tarafından paylaşılmış durumda. Bir de Turizm Bakanlığı belge vererek kanuna göre suç işleyenlere ortaklık etmekte değil mi ki?

Nedense hep deve geliyor aklıma zavallı hayvan yıllarca bizim taşımacılığımızı yaptı, yetmezmiş gibi bir de güreştirip eğleniyoruz. Onca derdimizi çeken hayvana ‘boynun neden eğri’ deyip duruyoruz. Güya “nerem doğru ki” diye cevaplıyormuş. Ağzından köpükler savurması hiç hayra alamet değil, bence okkalı bir küfür savuruyordur.

Bodrum Güçbirliği Derneği Turizm Komisyonu Başkanı; “Turizm Haftası’nı kutluyoruz ama, Bodrum olarak sezona maalesef hala hazır değiliz. Bodrum’da yollar felaket derecede kötü” demiş, haberi okumadıysanız linki burada (https://bodrumhaberi.com/2022/04/18/bodrum-sezona-hala-hazir-degil/) onlar endişeliyse işler iyice kötü demektir. Zaten turist gelecek mi diye yazı tura atıyorken turizm geldi diye sevinmek endişelerimizi silemiyor maalesef, evet Sirtaki de oynadık, Çökertme de… Tamam turizmin gelişini kutladınız da gerçekten koca kış ne yaptınız?

Kızılağaç-Çiftlik yolunu anlatmak kendi kendime işkence yapmakla eşdeğer oldu artık tek yaptığınız yollar tozutmasın diye sulamak?

Bodrum’un en güzel ve en uzun köy bağlantı yoluydu şimdi en kötüsü haline geldi. Bu yola çıkmaya can atarken şimdi ödümüz kopuyor.

Ne uğruna?

İki otelin arıtmalarını alıp İçmeler arıtma istasyonuna nakletmek için.

Akıllara zarar bir iş, Torba’dan ve Kempinski Otel’den aldığınız atığı dağlardan aşırtarak İçmeler atık istasyonuna nakletmek, ara yere bir arıtma istasyonu kurmak çok mu zordu ki? Zaten aldığı atığı yeterince arıtamayan bir istasyona kapasitesinin üzerinde iş buyuruyorsunuz “Attığın taş ürküttüğün kuşa değse bari” diye bir söz var ya masum kalıyor.

Geçen yıl bir helikopterimiz yok diye neredeyse Yarımadamız komple yanıyordu. Dişimizi tırnağımıza takarak söndürdük. Parası olmayan devlet bize iki helikopter kiralayamamıştı! Oysa iki otel arıtma masrafı yapmasın diye bu akıl almaz absürt uygulama için yolumuzu hallaç pamuğu gibi attınız. Bu aklımda ve hep kalacak biliyor musunuz?

Bizim Giritliler’de bir deyim var (okunduğu gibi yazıyorum) “OKOZMOZ HALA KE MARAGOZ YİNEKA” Türkçesi şöyle. “Dünya yıkılıyor, marangoz kadın peşinde”.

Devenin dili şişti ne diyor pek anlaşılmıyor.

Yaka Köy’de çıkan yangın ödümüzü kopardı. Gerçekten diken üstündeyiz, her an yanacakmışız korkusuyla yaşanmaz. İhtiyacımız bir helikopter, alev görülür görülmez söndürülmesi gerekiyor.

Yaka Köy’deki bu yangını itfaiyenin ve vatandaşların geçen yıldan kalma korku atakları ile cansiperane özverili çalışması ve arazinin yanma potansiyelinin zayıflığı mevsimsel soğukluk nedenleriyle ucuz sıyırdık.

Yarımadamızın yazın sıcak günlerinde çam ormanlarında başlayan yangını ilerledikten sonra söndürmemiz imkânsız gibi çünkü çam pürçemleri (iğne yaprakları) kuru ya da yaş fark etmez barut kıvamında yanıyor. O nedenle yangın başlar başlamaz söndürülmesi gerekiyor, bu iş için de helikoptere ihtiyacımız var. Bodrum için bir tane alınması gerekiyor. Hep söylüyorum Muğla’da ve Bodrum’da yapılan gereksiz ya da aciliyeti olmayan otogarlara harcanan paralarla iki helikopter alınırdı; biri Bodrum’a biri de Marmaris’te aportta beklerdi. Hem yangın başlar başlamaz söndürür cayır cayır yanmaktan kurtulurduk hem de yangın sabotajcılarına da boşuna yangın çıkarmayın söndürürüz mesajı olurdu.

Bu sefer deveye doğru bakmayacağım, deve kincidir derler, yeter hayvanı çok rahatsız etmeyelim. Devenin hafızasında da yer edinmeyelim…

Saygılarımla.

Ali Dizdar

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL