Bodrum Ticaret Odası (BODTO) seçimleri, Erdem Ağan liderliğindeki Mavi Liste’nin 11 meslek komitesinin tamamını kazanmasıyla sonuçlandı. Ancak sandıktan çıkan “11’de 11″lik tablonun hemen ardından Beyaz Grup’un lideri Yüksek Mimar İbrahim Akkaya’dan gelen açıklama,
Bodrum Ticaret Odası (BODTO) seçimleri, Erdem Ağan liderliğindeki Mavi Liste’nin 11 meslek komitesinin tamamını kazanmasıyla sonuçlandı. Ancak sandıktan çıkan “11’de 11″lik tablonun hemen ardından Beyaz Grup’un lideri Yüksek Mimar İbrahim Akkaya’dan gelen açıklama, Bodrum iş dünyasında ve sivil toplum kulislerinde taşları yerinden oynattı. Seçim yenilgisini bir “kırgınlık” olarak değil, yeni bir denetim sürecinin başlangıcı olarak tanımlayan Akkaya’nın satır aralarına gizlediği “kişisel bağlılıklar ve yerleşik nüfuz ilişkileri” mesajı kimeydi?
Editör: Selda Öztürk
Bodrum’da 10 bin 500 üyesi ve yarattığı 120 bin kişilik istihdamla devasa bir ekonomik gücü temsil eden Bodrum Ticaret Odası (BODTO) seçimleri, 4 Ekim Pazar günü tamamlandı. Uzun süredir Bodrum kulislerini hareketlendiren yarışta, mevcut yönetimin devamı niteliğindeki Mavi Grup’un adayı Erdem Ağan ile “Aramızda her renk var, pusulamız beyaz” sloganıyla değişim bayrağını açan Yüksek Mimar İbrahim Akkaya karşı karşıya geldi.
Sandıklar açıldığında ortaya çıkan tablo netti: Erdem Ağan ve Mavi Ekip, 11 meslek komitesinin 11’inde de birinci çıkarak tulum çıkardı. Ağan, zafer konuşmasında “Bugünden itibaren renkler sandıkta kalmıştır, bize oy veren de vermeyen de bu odanın eşit üyesidir” diyerek kucaklayıcı bir mesaj verdi.
Ancak Bodrum’da siyaseti ve oda seçimlerini yakından okuyanlar bilir; Bodrum’da seçimler sandık kapandığında bitmez, aksine yeni başlar. Nitekim seçimden tam bir gün sonra, 5 Ekim’de İbrahim Akkaya imzasıyla yayımlanan “Basına ve Kamuoyuna” başlıklı metin, sıradan bir tebrik mesajı değil, Bodrum’daki “statükoya” çekilmiş sert bir ihtarname niteliğindeydi.
İbrahim Akkaya’nın seçim sonrası açıklamasını mercek altına aldığımızda, klasik bir “kazananı kutlarım” nezaketinin çok ötesinde, sosyolojik ve politik göndermelerle dolu klik ifadeler dikkat çekiyor.
Bakınız, Akkaya ne diyor:
“Bu yazıyı seçimi kaybetmiş bir liderin kırgınlığıyla kaleme almıyorum… Bodrum’da ise maalesef kişisel bağlılıkların ve yerleşik nüfuz ilişkilerinin kurumlar üzerindeki etkisini hâlâ koruduğunu ve yeni kadroların önünde engel olduğunu görüyoruz.”
Bu cümle, Bodrum Ticaret Odası seçimleri analizinin kalbidir. Akkaya burada doğrudan Bodrum’daki “ağabey-kardeş” ilişkilerine, yıllardır el değiştirmeyen koltuklara ve projeden ziyade “vefa ve nüfuz” üzerinden şekillenen oy verme davranışına neşter vuruyor.
Açıklamadaki dikkat çekici diğer mesajlar ise şunlar:
“Ehliyet ve Kurumsal Bağımsızlık” diyen Akkaya, “Bize yakışan ehliyeti ve kurumsal bağımsızlığı önemseyen bir anlayışı geliştirmektir” diyerek, BODTO’nun mevcut yapısının dış etkilere ve kemikleşmiş gruplara bağımlı olmaması gerektiği imasında bulunuyor.
Akkaya’nın “Meslek Komiteleri, Meclis ve Yönetim Kurulu toplantılarının gündemlerini, alınan kararları izleyerek katkı sunmaya çalışacağım” ifadesi, BODTO tarihinde pek alışık olunmayan kurumsal bir muhalefet ve denetim mekanizmasının kurulacağının ilanı gibi!
Yerel Basına “Gözlemci Olun” Çağrısı: “Özellikle yerel basınımızı bu süreci takip etmeye davet ediyorum” cümlesi, kapalı kapılar ardında alınacak olası kararların kamuoyu önünde tartışmaya açılacağının ilk sinyali gibi…
Peki, “kişisel bağlılıkların” konuşulduğu bu seçimde projeler ne durumdaydı? Her iki aday da seçim öncesinde Bodrum ekonomisinin kanayan yaralarına parmak basan ciddi dosyalar hazırladı. Yeni dönemde kimin neyi denetleyeceğini anlamak için, hafızaları tazeleyip o vaatleri yan yana koymak gerekiyor.
Seçimi kazanan Erdem Ağan, kampanyasını “Üyesine yakın, dünyaya açık BODTO” sloganıyla daha teknokratik ve dijital bir vizyon üzerine kurdu:
Ticaret Master Planı: Kararların anlık taleplerle değil, veri altyapısıyla alınacağı bir sistem.
Bodrum Yat Akademisi: Yat imalatı ve teknik hizmet kapasitesinin envanterini çıkarıp uluslararası pazardaki payı artırmak.
Bodrum’un Yetenek Haritası: Hangi sektörün ne kadar ve hangi nitelikte personele ihtiyacı olduğunu belirleyip mesleki eğitimi buna göre şekillendirmek.
Yapay Zekâ ve Dijital B2B: İşletmeler arası dijital tedarik ve satış ağları kurmak.
Yüksek Mimar kimliğiyle kentin fiziksel ve yapısal krizlerine odaklanan İbrahim Akkaya ise 11 komite için nokta atışı reçeteler sunmuştu:
Bağımsız Taşıma Kapasitesi ve İmar Takibi: Su, atık su, katı atık, yol ve kıyı kullanımında TMMOB ile bağımsız çalışmalar yapmak, kazı atığı geri dönüşüm tesisi modeli geliştirmek.
Bodrum Tedarik Masası ve Agro-Turizm: Otellerle yerel üreticiyi yılda iki kez aynı masaya oturtmak; Karaova, Peksimet ve Dereköy’de gastronomi hatları kurmak.
Çalışan Barınması ve Ulaşım Masası: Bodrum’un en büyük krizi olan personel lojmanı için kamu arazilerinin korunması ve ucuz arsa temini; D330 karayolu ve güvenli çalışan ulaşımı için kurumlar arası masa.
Şeffaf Ekonomi Panosu ve Finansman: Sezon öncesi bankalarla stok/koleksiyon finansmanı protokolü ve 6 ayda bir Bodrum’un tüm ekonomik verilerini gösteren şeffaf pano.
Gelelim en can alıcı soruya: Seçimi kaybetmesine rağmen “Üyelerimize sağlanan somut fayda ve kararların şeffaflığı üzerinden yönetimi değerlendireceğim” diyen İbrahim Akkaya, önümüzdeki süreçte Erdem Ağan yönetimini hangi başlıklarda terletecek?
İki adayın uzmanlık alanları ve vaatleri incelendiğinde, Akkaya’nın “denetim radarına” girecek 5 kritik başlık öne çıkıyor:
İbrahim Akkaya bir Yüksek Mimar. Seçim beyannamesinde 2 No’lu İnşaat Komitesi için “Bağımsız taşıma kapasitesi, imar planları takibi ve malzeme depolama alanları” maddesini en tepeye yazmıştı. Bodrum’da her geçen gün büyüyen su, altyapı, hafriyat ve kıyı işgalleri krizinde BODTO’nun alacağı (veya alamayacağı) tavır, Akkaya’nın ilk denetim alanı olacaktır. Yeni yönetim, devasa inşaat ve turizm yatırımları karşısında kentin “taşıma kapasitesini” savunacak mı, yoksa sessiz mi kalacak? Akkaya bu konunun peşini bırakmayacaktır.
Erdem Ağan’ın en büyük vaadi, kararları veriye dayandıracak olan Ticaret Master Planı. Akkaya ise her 6 ayda bir yayınlanacak şeffaf bir Ekonomi Panosu vaat etmişti. Önümüzdeki 6 ay ve 1 yıl içinde Ağan yönetimi bu veri altyapısını kurup şeffaf biçimde üyelerle paylaşmazsa, Akkaya “Hani veriye dayalı şeffaf yönetim?” sorusuyla Meclis gündemine gelecek diye düşünüyorum!
Her iki aday da yerel tarım ve gıda üreticisinin Bodrum turizminden pay alması gerektiğini savundu. Ağan bunu “Dijital B2B sistemleri” ile, Akkaya ise “Bodrum Tedarik Masası” ile çözeceğini söyledi. Sezon başlarken Bodrumlu küçük üretici ve arka sokak esnafı yine zincir tedarikçilerin gölgesinde kalırsa, Beyaz Grup bu konuyu somut verilerle masaya getirecektir.
Erdem Ağan denizcilikten gelen bir isim ve Bodrum Yat Akademisi onun prestij projesi. Ancak Akkaya’nın vaatlerinde çok daha yakıcı ve güncel bir yara vardı: Bağlama kapasitesi, atık alım ve İçmeler’in kronikleşen sorunları. Ağan yönetimi Akademi kurarken İçmeler’deki yat imalatçılarının ve denizcilerin güncel altyapı krizlerini çözemezse, en sert yapıcı eleştiriyi bu noktadan alacaktır.
Ağan’ın “Dört mevsim çalışan Bodrum ekonomisi” vaadi, Bodrum’da yıllardır her seçimde söylenen ancak bir türlü hayata geçirilemeyen klasik bir hedeftir. Akkaya ise bu hedefi 10 yılda 150 gün doluluk, Kruvaziyer Masası ve en önemlisi çalışan barınması için ucuz arsa temini gibi somut ayaklara oturtmuştu. Bodrum’da işletmeler personel yatıracak yer bulamazken dört mevsim turizmin nasıl yapılacağı, Akkaya’nın yeni yönetime sıkça hatırlatacağı bir gerçeklik olacaktır.
Bodrum Ticaret Odası seçimleri kağıt üzerinde Mavi Liste’nin 11-0’lık mutlak galibiyetiyle sonuçlanmış görünebilir. Ancak 154 kişilik dev bir kadroyla saha çalışması yapan ve aldığı oylarla ciddi bir değişim talebini temsil eden İbrahim Akkaya’nın seçim sabahı yaptığı çıkış, yeni yönetim için “dikensiz bir gül bahçesi” olmayacağını gösteriyor.
“Bodrum’a karşı sorumluluğumuz, bir seçim sonucuyla sona ermez” diyen Akkaya, BODTO’da yıllardır süregelen “seçim biter, muhalefet dağılır” geleneğini yıkacağa benziyor. Şimdi gözler Erdem Ağan ve ekibinde: Vaat edilen o “Ticaret Master Planı” ve “kapsayıcı yönetim” anlayışı, “yerleşik nüfuz ilişkilerini” aşabilecek mi? Yoksa Bodrum iş dünyası, bir sonraki seçime kadar her meclis toplantısını dışarıdan denetleyen güçlü bir muhalefetin ayak seslerini mi dinleyecek?
Bekleyip göreceğiz…
Bodrum’un güncel yerel haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, turizm, etkinlikler ve mahalle mahalle gündem haberleri Bodrum Haberi'nde.
Yorum Yap