Bodrum Belediyesi ile Bodrum İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen kültür ve doğa gezisinde, Bodrumlu öğrenciler ile Almanya’dan gelen misafir öğrenci ve öğretmenler, Pedasa Antik Kenti’nin asırlara meydan okuyan taş sokaklarında Leleg Uygarlığı’nın izini sürdü
Bodrum Belediyesi ile Bodrum İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen kültür ve doğa gezisinde, Bodrumlu öğrenciler ile Almanya’dan gelen misafir öğrenci ve öğretmenler, Pedasa Antik Kenti’nin asırlara meydan okuyan taş sokaklarında Leleg Uygarlığı’nın izini sürdü
Kültürel mirasın yalnızca kitap sayfalarında kalmaması, genç kuşakların kendi yaşadıkları toprakların ruhunu hissederek büyümesi amacıyla çalışmalarını sürdüren Bodrum Belediyesi, ilçenin en değerli arkeolojik hazinelerinden biri olan Pedasa Antik Kenti’nde kapsamlı bir farkındalık programına imza attı. Bodrum İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ortaklığıyla hayata geçirilen etkinliklerde, ortaokul ve lise düzeyindeki gençler doğayla iç içe bir atmosferde binlerce yıllık tarihe dokunma fırsatı yakaladı.
Yarımadanın kadim geçmişini genç zihinlerle buluşturan programın ilk etabında, Bodrum Fen Bilimleri Ortaokulu öğrencileri doğa yürüyüşü eşliğinde antik kentin kalbine doğru yolculuğa çıktı. Bodrum Belediyesi personeli Arkeolog Serap Topaloğlu’nun rehberliğinde gerçekleştirilen gezide öğrenciler, her bir taşı ustalıkla yerleştirilmiş antik duvarların arasında yürürken bölgenin arkeolojik önemi hakkında uzmanından detaylı bilgiler dinledi.
Arkeolog Serap Topaloğlu, yürüyüş boyunca gençlere Pedasa Antik Kenti’nin kuruluş öyküsünü, Anadolu’nun en eski halklarından biri olan Leleg Uygarlığı’nın yaşam biçimini ve kentin Bodrum Yarımadası için taşıdığı stratejik değeri anlattı. Bahar ve sonbahar aylarında eşsiz bir ekosisteme bürünen Pedasa’nın doğal bitki örtüsü içinde ilerleyen öğrenciler, bir yandan temiz havanın ve doğa yürüyüşünün keyfini çıkarırken diğer yandan üzerinde yaşadıkları coğrafyanın kültürel ve doğal zenginliklerini bizzat deneyimleyerek öğrendi.
Pedasa Antik Kenti’ndeki kültür buluşmasının bir diğer önemli ayağını ise uluslararası bir eğitim iş birliği oluşturdu. Bodrum İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Erasmus+ Akreditasyon Projesi çerçevesinde, Bodrum Anadolu Lisesi’nin kardeş okul projesiyle Almanya’dan ilçeye gelen konuk öğrenci ve öğretmenler, Bodrum Anadolu Lisesi öğrencileriyle birlikte antik kenti ziyaret etti. Farklı kültürlerden gelen gençlerin ortak bir dünya mirası etrafında kaynaştığı bu özel programda, Leleg Uygarlığı’nın mimari dehası ve bölge tarihi ayrıntılarıyla ele alındı.
Türk ve Alman öğrenci grupları ile öğretmen들의 bir arada katıldığı inceleme gezisinde, kentin en görkemli noktaları arasında yer alan Pedasa Athena Kutsal Alanı ve kentin yönetim merkezi konumundaki Akropolis ziyaret edildi. Katılımcılar, antik çağda kentin dini ve idari kalbinin attığı bu özel alanlarda, tapınak teraslarının ve savunma surlarının arkeolojik özelliklerini yerinde gözlemledi. Kültürlerarası diyaloğu güçlendiren gezi sayesinde Almanya’dan gelen misafir eğitimciler ve öğrenciler de Bodrum’un yalnızca deniz ve güneşten ibaret olmadığını, derin bir arkeolojik mirasa ev sahipliği yaptığını yakından görmüş oldu.
Tarihi ve arkeolojik anlatımların ardından gezi programı, gençlerin enerjisini ve takım ruhunu harekete geçiren oryantiring etkinliğiyle tamamlandı. Öğrencilerin hem eğlenmesini hem de gezi boyunca edindikleri tarihsel ve coğrafi bilgileri pratikte pekiştirmesini amaçlayan oryantiring parkurunda, katılımcılar antik kentin doğal dokusu içinde yön bulma becerilerini sergiledi.
Bodrum Belediyesi ile Bodrum İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa yürüttüğü bu nitelikli gezi programları, klasik sınıf içi eğitimin sınırlarını aşarak doğayla iç içe bir öğrenme modeli sunuyor. Düzenlenen etkinliklerle öğrencilerde erken yaşta tarih ve arkeoloji bilincinin geliştirilmesi, kültürel mirasın korunmasına yönelik toplumsal farkındalık oluşturulması ve gençlerin yaşadıkları kentin değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor.
Haberimize konu olan ve öğrencilerin adımlarını takip ettiği Pedasa Antik Kenti, Bodrum Yarımadası’nın tarihsel kimliğini anlamak açısından eşsiz bir konuma sahiptir. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynakları, antik tarihçilerin eserleri ve bilimsel kazı raporları ışığında Pedasa Antik Kenti’nin tarihi ve mimari özellikleri şu şekildedir:
Pedasa Antik Kenti, Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Konacık Mahallesi sınırları içerisinde, Gökçeler Dağı’nın eteklerinde ve mahalle merkezinin yaklaşık 2 ile 3 kilometre kuzeyinde, yarımadaya hâkim yüksek bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kentin tam konumu, bilimsel kazılar sırasında Athena Tapınağı ve çevresinde gün yüzüne çıkarılan yazıtlar sayesinde kesin olarak bu bölgeye (Konacık Gökçeler Mevkii) lokalize edilmiştir. Aynı zamanda Etrim Köyü’nden başlayıp Turgutreis’e kadar uzanan 185 kilometrelik ünlü Leleg Yolu yürüyüş parkurunun en merkezi ve ulaşımı en kolay durağıdır.
Antik yazılı kaynaklarda Karialıların atası ve Bodrum (Halikarnassos) Yarımadası’nın en eski yerli halkı olarak tanımlanan Lelegler, İlyada destanının yazarı Homeros’a göre Troia Savaşı’nda Troialıların müttefiki olarak savaşmış “savaşsever” bir topluluktur. Homeros, Troia’nın güneybatısındaki Satnioeis Irmağı kıyısında yer alan Pedasos kentinde yaşayan Leleglerin, savaş sonrasında bölgeyi terk ederek Bodrum Yarımadası’na göç ettiklerini ve burada sekiz ayrı kent kurduklarını aktarır.
Plinius ve Amasyalı coğrafyacı Strabon’un kayıtlarına göre yarımadada kurulan sekiz Leleg kenti; Pedasa (Pedasus), Theangela, Sibde, Medmasa, Ouranion, Telmissos, Myndos ve Syangela’dır. Strabon, kentin önemine binaen bu bölgenin antik çağda “Pedasis” olarak adlandırıldığını belirtir. İlk yerleşim izleri MÖ 11. yüzyıla (Geometrik Dönem) kadar uzanan Pedasa, bu sekiz yerleşim arasında en büyüğü, en güçlüsü ve Leleg kültürünün başkent niteliğindeki merkez üssüdür. MÖ 4. yüzyılda Karia Satrabı Mausollos, yarımadadaki altı Leleg kentinin nüfusunu başkent Halikarnassos’a taşırken bile Pedasa kültürel ve stratejik önemini uzun süre korumayı başarmıştır.
Halikarnassoslu ünlü tarihçi Herodotos, eserinde Pedasa’nın “Halikarnassos’un ötesinde, kıyıdan içeride” konumlandığını yazar. Pers ordularının İonia’yı işgal ettiği dönemde, Miletos’un düşüşünden sonra bile Pers komutanı Harpagos’a karşı direnen tek kentin Pedasa olduğu, kentin yüksek tepelerdeki tahkimatı sayesinde uzun süre kuşatmaya dayandığı tarihi kaynaklarda yer alır.
Herodotos ayrıca Pedasa Athena Kutsal Alanı ile ilgili antik dünyanın en ilginç inanışlarından birini aktarır: İnanışa göre Pedasalıların ve komşularının başına büyük bir felaket veya tehlike geleceği zaman, Pedasa’daki Athena Tapınağı’nda görev yapan başrahibenin çenesinde uzun bir sakal çıkmaktadır ve bu olay tarihte birkaç kez gerçekleşmiştir.
Arkeoloji dünyasında Leleglere “taşın efendileri” unvanının verilmesinin en somut kanıtı Pedasa’daki mimari kalıntılardır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adnan Diler başkanlığında 2000 yılında yüzey araştırmalarıyla başlayan ve 2007 yılından itibaren Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi iş birliğiyle yürütülen bilimsel kazılar, Anadolu mimarlık tarihi açısından benzersiz veriler ortaya koymuştur.
Pedasa, bundan yaklaşık 3 bin yıl önce ahşap veya kerpiç gibi ek malzemeler ve hiçbir harç kullanılmadan, tamamen yerel kireçtaşından “kuru duvar tekniği” ile inşa edilmiş yapı gruplarını bütüncül olarak günümüze taşıyan tek Leleg kentidir. Kentte görülmesi gereken başlıca yapılar şunlardır:
Akropolis ve Savunma Surları: Arkaik ve Klasik dönemlerde kentin yönetim merkezi olan Akropolis, iç sur, dış sur ve kulelerle korunan güçlü bir savunma sistemine sahiptir. Kalınlığı 1,5 ile 1,8 metreyi bulan sur duvarları, farklı boyutlardaki taşların harçsız biçimde kendi ağırlıklarıyla birbirine kenetlenmesiyle oluşturulmuş ve asırlar boyunca yaşanan yüzlerce depreme rağmen ayakta kalmıştır.
Athena Kutsal Alanı: MÖ 7. yüzyıldan itibaren dini kimlik kazanan ve MÖ 4. yüzyılda Akropolis’ten gelen taş döşeli kutsal yolla bağlanan tapınak terası, kentin en önemli inanç merkezidir.
Gebe Kilise (Anıtsal Tümülüs): Pedasa’nın taş işçiliğindeki zirvesini temsil eden ve halk arasında dış görünümü nedeniyle “Gebe Kilise” olarak adlandırılan 2 bin 400 yıllık anıtsal mezar yapısı, kuru duvar ve bindirme çatı tekniğiyle inşa edilmiş olup büyük ölçüde sağlam durumdadır.
Birleşik Çiftlik Evleri ve Mezar Tipleri: Leleg yerleşim modeline özgü çevirmeli taş konutlar, taş seki düzlemleri, dairesel planlı taş tümülüsler ve platform mezarlar, antik kentin 2 bin 500 hektarlık geniş bir coğrafyaya yayılan açık hava müzesi kimliğini tamamlamaktadır.
Bodrum’un güncel yerel haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, turizm, etkinlikler ve mahalle mahalle gündem haberleri Bodrum Haberi'nde.
Yorum Yap