Bodrum

Madımak’ın Külleri Bodrum’a da Savruldu

Sivas-Madımak katliamının 29. yıl dönümü nedeni ile tüm yurtta olduğu gibi Bodrum’da da anma etkinliği gerçekleştirildi. Peki tarihler 2 Temmuz 1993’ü gösterdiğinde Sivas Madımak’ta neler oldu, neler yaşandı? Katliamın üzerinden..

Madımak’ın Külleri Bodrum’a da Savruldu

Sivas-Madımak katliamının 29. yıl dönümü nedeni ile tüm yurtta olduğu gibi Bodrum’da da anma etkinliği gerçekleştirildi. Peki tarihler 2 Temmuz 1993’ü gösterdiğinde Sivas Madımak’ta neler oldu, neler yaşandı? Katliamın üzerinden 29 yıl geçse de merak edilen tek bir soru vardı. Neden kimse bir şey yapmadı? Sivas, temmuz ayının sıcağında kentte yapılacak şenlik için aydınlarını ağırlamaya hazırlanıyordu.

1 Temmuz’da dört günlük şenlik kapsamında kente gelen ve burada konuşma yapan isimlerden biri de yazar Aziz Nesin’di. Sivas-Madımak’ta yakılarak katledilenlerinden en yaşlı isim 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genç isim ise folklor gösterisi için Sivas’a giden 12 yaşındaki Koray Kaya’ydı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in saldırgan güruhu kastederek; “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” sözleri halen hafızalardadır.

SİVAS-MADIMAK DAVASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ.

Bodrum Belediye Meydanı’nda, Bodrum Alevi-Bektaşi Derneği çağrısı ile bir araya gelen topluluk adına basın açıklamasını Naciye Bayır okudu. Bayır açıklamasında: “İnsanlık tarihinde din adına işlenen böyle bir vahşet görülmemiştir. Neredeyse hiçbir gerçek failin yargılanmadığı 29 yıl önce gerçekleşen davanın seyri gibi, daha öncesinde yaşanan Dersim, Çorum, Maraş katliamlarıyla birlikte bugünlerde neler yaşayacağımızın tohumlarını da attı. 3 solcudan dev örgüt çıkartan devlet, Sivas’tan bir örgütlü hareket çıkartamadı. Devlete göre yaşananların bütün sebebi tahrikti. Bizi yönettiğini düşündüğümüz Devlet ve siyaseti; “tarikat- mafya-ticaret” arasına sıkışmış durumdadır. Sivas katliamından bize çıkan birinci ve temel ders, yalnızca ve yalnızca kendi gücüne ve örgütlülüğüne güvenmenin zorunluluğudur. Aleviliğe yönelik ağır bir kuşatmanın yaşandığı ve saldırıların gündeme geldiği şu günlerde Alevilerin hak ve özgürlük mücadelesi için güçlü dayanışmanın yaratılması zorunluluğu her zamankinden daha yakıcıdır. Aleviler yaşadıkları onlarca katliam ve provokasyona karşın, bugün demokrasiyi yeniden inşa etmeye hazırlar. Bu nedenle çoğulcu ve eşitlikçi demokrasinin bütün kanallarıyla işlemesi için tüm örgütleriyle ayakta ve barıştan ve demokrasiden yana her kesimle dayanışma içerisindedir” görüşlerine yer verildi.

“SİVAS-MADIMAK’TA YAKILAN ÜLKE GELECEĞİDİR.”

Anmada, 29 yıl önce yaşamını yitirenlerin anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Yakılarak katledilen 33 kişinin ismi tek tek okunurken, kalabalık isim okunurken; “Burada” diyerek karşılık verdi. Her yaşamını kaybeden birey için de sembolik olarak farklı bir kişi alana kırmızı karanfıl bıraktı. Bodrum Alevi-Bektaşi Derneği korosu katılanlara müzik dinletisi gerçekleştirildi. Müziklere şiir dinletileriyle eşlik edildi. Etkinliğin finalinde; Tufan Erkan Yakar ve Erol Kösedağı ikilisi de türkülerden bir demet sundular. Etkinlikte sıkça: “Faşizme Karşı Omuz Omuza. Sivas’ın Hesabı Sorulacak. Devlet Baktı, Yobazlar Yaktı. Sivas’ın Işığı Sönmeyecek. Sivas’ı Unutma, Unutturma” sloganları atıldı.

Etkinliğin katılımcılarından, Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Güniz Koçali: “Burada ben doğmadan 18 yıl önce gerçekleşmiş bir katliamdan söz ediyoruz. Benim çağdaşlarım, akranlarım katliamla ilgili pek çok karanlık noktaya artık vakıf iken, halen hukuken bir şey yapılmamış olması ilginçtir. Biz okulda yemek kalitesini, fiyatını protesto ettiğimizde ensemizde bitenler adeta burada sırra kadem basmışlar. Kaybeden Türkiye’dir. Sivas-Madımak’ta yakılan ülke geleceğidir. Madımak’ın külleri denli karanlık bir süreç söz konusudur” ifadelerine yer verdi.

Ayhan Karahan

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL