Ayhan Karahan yazısı… Çocukluğumuzun en bayağı geyiklerindendi. Devamında; “Evet binebilir. Nasıl? İkisi öne, ikisi arkaya oturur. Peki arabayı kim kullanacak? Ehliyetli olan fil” denilirdi. Çocukluğumuzda AKP diye bir parti yoktu. Ama şimdi artık böylesi mucizeler yaratma üstadı bir partisi var memleketin. Anımsayalım müstakbel damat Berat Albayrak görevden affını istemezden önce yani henüz bakanken; “Cumhurbaşkanımız; ‘Aya…
Ayhan Karahan yazısı…
Çocukluğumuzun en bayağı geyiklerindendi. Devamında; “Evet binebilir. Nasıl? İkisi öne, ikisi arkaya oturur. Peki arabayı kim kullanacak? Ehliyetli olan fil” denilirdi. Çocukluğumuzda AKP diye bir parti yoktu. Ama şimdi artık böylesi mucizeler yaratma üstadı bir partisi var memleketin. Anımsayalım müstakbel damat Berat Albayrak görevden affını istemezden önce yani henüz bakanken; “Cumhurbaşkanımız; ‘Aya dört şeritli yol yapacağım’ dese, buna inanacak seçmenimiz var” demişti. Bu sözler 2018’de Kocaeli Limanı’nda sarf edilmişti. Ve hayırlı damat aynı anda hülyalı gözlerle bir sondaj gemisini limandan uğurluyordu. Peki o tarihsel anda birisi damada; “Dört fil, uzaya yapılmış dört şeritli yolda nasıl seyreder” diye sorsaydı. “Dört şerit var. Her file yetecek şerit de mevcut. Her biri ayrı ayrı şeritten, şerit ihlali yapmaksızın rahatça aya ulaşır” yanıtını alır mıydı? Bilinmez. Neyse dört fil çocukluğumuzda kaldı. Aya yapılacak dört şeritli yol ise 2018’de Kocaeli Liman sularında battı.
AKP’nin Ruhuna Uygun; “2+10 Formülü.”
AKP şimdilerde 12 (2’si ebeveyn, 10’u çocuk) kişiyi bir otomobile sığdırma meşguliyetinde. Ordu-Kumru’nun AKP’li Belediye Başkanı Yusuf Yalçuva, “Aile Teşvik Programı” çerçevesinde; 10 çocuklu ailelere sıfır otomobil hediye edeceklerini açıkladı. Herkes Türkiye’de bir ilk olan bu nüfuslanma yöntem ve buluşuna farklı perspektiften bakabilir. Ulusal bir gazetenin bu gelişmeyi haberleştirirken ki; “Otomobil almanın en uzun yolu” başlığı ilgimi çekmedi değil. Matematiğim zayıf olmasına karşın, 10 çocuğun mama ve bez parasının ne tutacağını hesapladım. 10 çocuklu geniş ailenin ebeveynlerinin bu parayı karşılaması olanaksız gibi. Sadece ekonomik tarafı değil sorun. Diyelim ki; ebeveynler ve 10 çocuk, yani 12 kişi otomobile bir şekilde sığıştılar. Otomobilin lastiği patladı. Baba krikoyu yerleştirirken, 10 çocuğun arabadan dört bir yana kaçıştığını düşünün. Nasıl toparlanılır ve eksiksiz yola devam olunur! Bu kampanya 8-9 çocuklu dulların trendini hayli arttıracağa benzer. Kumru’da akşamları elektrikler erken söneceği için, enerji tasarrufu da kampanyanın pozitif çıktılarından olur heral.
Akılda İçinden Çıkılmaz Deli Sorular!
Yalnız AKP’li belediye bir konuyu açık bırakmış. Çocukların hepsi tek eşten mi olacak? Dört eşli bir erkek: 3+1+2+4=10 çocuk durumunda hak sahibi olabilecek mi? Diyelim ki; kampanyayı başlatan Yusuf Yalçuva’dan sonra gelen başkan; “Ben bu kararı tanımıyorum” dedi. O süreçte de henüz 10 çocuk hedefine ulaşamayan ebeveynler mağdur olmayacak mı? Mağdur ebeveynler yerel, ulusal, evrensel (AİHM) mahkemelerde; “Hak ihlali” davaları açabilecek mi? Türkiye’de hedef 3 iken, Kumru’da çıta çok yüksek tutulmuş. Kumru halkının tavşangillerden mi geldiği sanılıyor. Ya da Kumrulular, 7/24 çifte kumrular modunda mı yaşıyor? Bu kampanyadan olumsuz etkilenecek olan prezervatif firmaları ya dava açarlarsa! Ya da doğum kontrol hapı üreten firmalar, viagra üretenlerle aralarında haksız rekabet oluştuğunu iddia edip Ticaret Mahkemesi’nde süreç başlatırlar mı? 12 kişilik aile AKP hediyesi otomobile sığıştı ve yolda trafik çevirdi! Kural: Öneren önder örnek olur. Halk: “Buyur başkan seni önden alalım” dedi. Deyin ki; başkana de makul geldi. Belediyedeki işler ne olacak? Adam artık illallah etti. Kan, ter içinde belediyenin kapısına dayandı ve “Başkan tek kadın ile olmuyor” dedi. O durumda; “Hizmette sınır yok. İkinci kadın belediyemizden” denecek mi? Çıtayı aşıp, 10’un üzerinde çocuk yapan ailelere extra prim verilecek mi? Mesela kurbanda 7 aile birleşip bir dana kesiyor. İki aile birleşip 10 çocuğu tamamladığında onlara da otomobil verilecek mi?
Pranga Ha Koptu, Ha Kopacak…
AKP hayli pragmatist bir parti. Hiç unutmam bir seçimde; “Maç sonrası buz gibi kola ve çekirdek bizden, muhabbet sizden” demişti. Bu kampanya bağlamında; “4 eş bizden, 10 çocuk sizden” derse hiç şaşırmamak lazım. Bu arada unutmadan 10 çocuk hediyesi otomobilin markası TOGG. Yere göğe sığdıramadıkları TOGG ne kadar yerli ve milli idiyse AKP de o denli… TOGG’’un finansal verilerine göre şirket 2024 yılında 13,75 milyar TL, 2025 yılında ise 14,61 milyar TL zarar etmiştir. Ekonomistler ya! En önemli sorunlarından birisi de bel altından, bir türlü bel üstüne çıkamamaları olsa gerek… Her diktatörlükte kadınlar ve çocuklar en büyük çileyi çeker. Bu projede de çerçeve dışılık yok. Kumru’ya bakın o karanlığı göreceksiniz. AKP’nin tam da kendisini. “Aya dört şeritli yol yapağız desek inanacak seçmenlerimiz var” 2018’inden, 10 çocuk kampanyasının başlatıldığı 2026’ya değin köprünün altından çok suların aktığı aşikar. Dört fil bir TOGG’a sığar mı? O ayrı ama mızrağın artık çuvala sığmadığı, minareyi çalanın da kılıfını hazırlayamadığı bir zamanın arifesindeyiz. AKP züccaciye dükkanına girmiş fil gibi. Her dönüşünde camı, çerçeveyi indiriyor. Hindistan’da yavruyken yakalanan yavru fil kalın bir zincirle kazığa bağlanır ve yıllarca tüm denemelerine karşın kaçamaz. Büyüyüp devasa güce ulaştığında bile, zincirin kırılamayacağına dair öğrenilmiş çaresizlik etkisi ile artık zinciri kırmaya teşebbüs dahi etmez. Asıl zincir ayağında değil, zihnindedir. Yüreksizliğinde ve cesaretsizliğindedir. Ayağına incecik ip zincir dahi bağlansa artık denemede bulunmaz. Bu bereketli topraklar üzerinin zincirlerinden başka kaybedeceği bir şeyi olmayanlar, artık zincirin koparılabileceğinin farkına vardılar. AKP de bu farkına varılmışlığı fark etti. Bu nedenledir yaşanan bunca sancı. Ama doğum sancısı… AKP’nin prangası ha koptu, ha kopacak.
“Anlamak Gideni ve Gelmekte Olanı.”
Karanlığın iktidarı takla atmış TOGG’dan hayli hasarlı çıktı. Hortumlamaktan obez olmuş filler üzerinde kendisine acil servis arıyor. Çok çiçekli bahçesini fillerden arındıranlarınsa umudu daha bir filizleniyor bereketli toprak üzerinde. Bir hafta içerisinde üç önemli kazanıma tanık olduk. Bunlardan birisinin çok yakınında, ikisinin ise tam da içerisinde olma şansım oldu. Maden işçilerini başa alıyorum. Akbelen köylüleri ve devamında Bodrum’da TOLEYİS’e bağlı emekçilerinki… Bu üçlemenin iz düşümü işçi, köylü, hizmet emekçisi… Tabi ki de; “Bu daha başlangıç…” Başlangıcın bonuslarına gelince… Karıncanın su içtiği yerde buluşanlar; Esra Işık’ı 42 günlük aradan sonra çam kozalağıyla, zeytinle, alaca kuşla, toprakla ve yeniden kavga ile buluşturdu. Dün de Gaziantep’in Spartaküs’ü, Birtek Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen yeniden; “Merhaba” dedi. İçeride de, dışarıda da aydınlık büyüyor. Arada sıkışan karanlık ise her geçen zaman diliminde daha bir yok oluşa doğru evriliyor. Karanlığın uzatmaları oynama, şafağın söküşünü engelleme şansı sıfırlandığı süreç kendisini adeta dipten gelen dalga etkisinde hissettiriyor. Şairin “… anlamak gideni ve gelmekte olanı” dizeleri kazınıyor şimdiki zamanın emekle, sabırla, dirençle örülü duvarlarına.
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap