17 Ağustos 1999’un üzerinden 27 yıl geçti. O gece binlerce yurttaşımız yaşamını yitirdi. Kentlerimiz yıkıldı, hayatlarımız değişti. Aradan geçen 27 yıl bize ne öğretti? Hatırlıyoruz, 17 Ağustos’tan sonra ‘bir daha asla’ aynı hata ve ihmaller yaşanmayacak denildi. Sonra yıllar geçti. Van ve Elazığ depremlerinde yüzlerce yurttaşımızı yitirdik. Yine toplanma alanları tartışıldı, imar planları değiştirildi, toplanma…
17 Ağustos 1999’un üzerinden 27 yıl geçti. O gece binlerce yurttaşımız yaşamını yitirdi. Kentlerimiz yıkıldı, hayatlarımız değişti. Aradan geçen 27 yıl bize ne öğretti? Hatırlıyoruz, 17 Ağustos’tan sonra ‘bir daha asla’ aynı hata ve ihmaller yaşanmayacak denildi. Sonra yıllar geçti. Van ve Elazığ depremlerinde yüzlerce yurttaşımızı yitirdik. Yine toplanma alanları tartışıldı, imar planları değiştirildi, toplanma alanları imara açıldı. Kentsel dönüşüm adı altında yeni rant alanları yaratıldı. 6 Şubat 2023’te ise aynı ülke, çok daha büyük bir yıkımla yeniden enkazın altında kaldı. Ve yine utanmadan ‘bir daha asla’ diyorlar. Düzenli aralıklarla İstanbul depreminden ve ortaya çıkaracağı yıkımdan söz eden araştırmalar ve tartışma programları yapılıyor ancak hala gerçek bir önlem söz konusu bile değil. İstanbul’un dört bir yanı kar için müteahhitleresunulmaya devam ediliyor. Sağlam ve yaşanabilir bir konuta erişimi ayrıcalık haline getiren, kamu kaynaklarını halkın güvenliği yerine sermayenin çıkarına sunan bu düzen değişmedikçe; yaşanacak her yeni deprem, yine yıkım, yine acı ve yine enkaz altında kalmak anlamına gelecektir. Aradan geçen 27 yıla rağmen bugün hala milyonlarca insan yaşadığı binanın güvenliğinden emin değil. Konut inşası ve kent planları kar alanı olmaktan çıkarılmak zorunda.
TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyın Kurulu 17 Ağustos Depremi’nin 27. Yıldönümünde Bodrum Belediye Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Koordinasyon Kurula adına açıklamayı İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Temsilcisi Göktuğ Tık okudu. Tık açıklamada; “ Bodrum’un deprem riskini biliyoruz. Ve bu deprem riskinin azaltılması amacıyla ilçenin yapı stokunun güncel verilerle ortaya konulmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bodrum Belediyesi ile TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası arasında imzalanan Ortak Hizmet Protokolü kapsamında, Bodrum genelinde yaklaşık 10.000 yapı mercek altına alınacak. Umurça Mahallesinde 3.000 yapının incelenmesi ile Bodrum’un deprem riskinin belirlenmesini ve risk azaltma çalışmalarının bilimsel bir temele oturtulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Yapı denetimi ticari bir faaliyet olmaktan çıkarılmalıdır. Doğrudan yaşam hakkıyla ilişkili kamusal bir hizmet anlayışıyla ele alınmalıdır. Deprem bir doğa olayıdır. Can kayıpları ise önlenebilir sonuçlardır. 17 Ağustos’ta yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmaması için bilim ve mühendislik doğrultusunda gecikmeden harekete geçmektir” görüşünü dile getirdi.
Mustafa Erdoğan: “Öncelik yaşam mı? Rant mı?” Görüşüne başvurduğumuz TMMOB İlçe Koordinasyon Kurulu (İKK) Bodrum İlçe Sekreteri ve aynı zamanda Jeoloji Mühendisi olan Mustafa Erdoğan: “27 yıl geçti ancak hala doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı. Afetlere hazırlıklı ve dirençli yerleşimler bir tercih değil, kamusal bir zorunluluktur. Depremlerde yaşanan can kayıplarının yalnızca doğa olaylarıyla açıklanamaz. Geçtiğimiz yüzyıldan bugüne kadar sadece depremler yüzünden 100 bine yakın yurttaşımızı kaybetmiş olmamız, doğa olaylarının kendisinden değil, bilimi ve tekniği dışlayan idari politikalardan kaynaklanmaktadır.Bugüne kadar hazırlanan deprem raporlarının ve çözüm önerilerinin uygulanmamıştır. Çıkarılan yasalar ise afet risklerini azaltmak yerine kentsel imar rantının aracı haline getirilmiştir. 6306 sayılı yasa kapsamındaki kentsel dönüşüm uygulamalarını dikkatle incelediğimizde, esas maksadın depreme önlem olmadığını net olarak görebiliriz. Depreme dirençli kentler inşa etmekten ziyade ticari çıkarlara hizmet ön planda tutulmuştur. Sağlıklı yapı üretimi süreci, deprem istismarına kurban edilmiştir. Aradan geçen 27 yıla rağmen kentlerimizin 1999 öncesine göre daha güvenli olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Öncelik yaşam mı? Rant mı? Temel ayırım burada” ifadelerine yer verdi.
Haber:Ayhan Karahan
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap