3 Ağustos 2021

Başka Bodrum Yok!

Bodrum Kent Konseyi Çevre ve Ekoloji Meclisi, 5 Haziran “Dünya Çevre Günü”nde Bodrum’un doğasını, tarihini, kültürünü yok eden, talan eden, politikaların, oldu bitti ile karar verilen plan, proje ve uygulamaların yıkıcı neticelerini, işgalleri ve hukuksuzlukları gündeme getirdi.

Akyarlar’da, bir site tarafından kapatılması gündeme gelen sahil yolunda yapılan basın açıklamasını Kent Konseyi Ekoloji Meclisi sözcüsü Güney Şirin okudu. Yapılan açıklamada, 2021 yılında “ekosistem restorasyonu” teması ile kutlanan Çevre Günü’nde Bodrum’a dair endişeler dile getirilerek, çevre mücadelesinde ortak hareket çağrısında bulunuldu.

İşte Kent Konseyi’nin o açıklaması:

2021 yılında Dünya Çevre Günü teması “Ekosistem Restorasyonu” olarak belirlenmiştir. Ekosistem restorasyonu, doğayı sömürmekten iyileştirmeye gitmek için hasarın önlenmesi, durdurulması ve tersine çevrilmesidir. Ve BM tarafından bu sene Dünya Çevre Günü’nde ormanlardan tarım arazilerine, dağların tepesinden denizin derinliklerine kadar milyarlarca hektarı canlandırma misyonu olan ‘Ekosistem Restorasyonu On Yılı’ girişimi başlatılmıştır.

Biz insanlar dünyadaki canlı nüfusunun yaklaşık binde biriyiz. Ekonomik büyümeyi, rantı merkezine alarak, doğayı da bu amaçla tüketecek, kullanacak bir kaynak olarak görerek yapılanlar sonucu, yapılan araştırmalara göre bugüne kadar dünyadaki hayvanların %83, bitkilerin ise % 50 sinin yok olmasına neden olmuşuz. Ama şimdi on yıllık bir program  ve restorasyonla doğayı, ekosistemi, yaşamı kurtarmak için çalışacağız. 

İklim krizi derinleşiyor, dünya ısınıyor, mevsimlerin değişiyor, tarım alanları, ormanlar yok oluyor, kuraklık yanında temiz su kaynakları kirleniyor, ekosistem tahrip oluyor, canlı türleri yok oluyor, çevre geri dönülmez şekilde kirleniyor ,yok oluyor. Bu yaşam krizi.  Etkisinin bize uzak olduğunu düşündüğümüz bu olayların farklı yüzleri ile Bodrum’da da içinde yaşıyoruz.

O nedenle bugün 5 haziran Dünya çevre gününde Bodrum’un doğasını, tarihini, kültürünü yok eden, talan eden, politikaların, oldu bitti ile karar verilen plan, proje ve uygulamaların yıkıcı neticelerini, işgalleri, hukuksuzlukların bir kısmını yerinde göreceğiz.

Ülkenin her tarafında olduğu gibi Bodrum’da da yaşam alanlarına, tarihe, kültüre, doğaya yönelmiş olan sistematik yok etme ve yok sayma politikaları, son derece hızla ve sessizce alınmış merkezi kararlar ile uygulanıyor. Yerelde yaşayanların söz hakkı yok sayılıyor. Yerel yönetim ise planlama ve kararlarında katılımcılığı destekleyen yöntemleri uygulamıyor, talan ve rant politikalarına karşı pasif kalabiliyor. Sistematik bu dayatmalara karşı açılan davalar ise son derece yavaş işleyen süreçlerde uzatılıyor, kazanılan davalarda elde edilmiş hukuki sonuç ise çoktan yok edilmiş doğal, tarihi, kültürel, kentsel değerlerin karşısında işlevsiz kalıyor, dolayısıyla adalet yerini bulmuyor.

1972 yılında Stockholm deklarasyonu 1. Maddesinde “İnsanın; hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. İnsanın bugünkü ve gelecek nesiller için çevreyi korumak ve geliştirmek için ciddi bir sorumluluğu vardır” olarak belirtilmiştir. TC Anayasası 56. Maddesi de “ Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” olarak belirtilmiştir.

Tüm bunları göz önünde tutarak, bizler tüm mücadele alanlarında yan yana olmak, dayanışmak , birlikte mücadele için bir aradayız ve Bodrum kamuoyunu da birlikte olmak için çağırıyoruz.