30 Mart 1972 Türkiye sol hareketinin tarihinde bir dönüm noktasıdır. 12 mart darbesi akabinde büyük toplumsal-siyasal baskı yaşanıyordu. Dönemin gençlik önderleri Deniz Dezmiş, Yusuf Aslan
30 Mart 1972 Türkiye sol hareketinin tarihinde bir dönüm noktasıdır. 12 mart darbesi akabinde büyük toplumsal-siyasal baskı yaşanıyordu. Dönemin gençlik önderleri Deniz Dezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilmek isteniyordu. İdamları durdurmak için Mahir Çayan’ın öncülüğünde 11 devrimci genç 26 Mart 1972’de Ünye Radar Üssü’nden kaçırdıkları 3 NATO teknisyenini rehin aldılar. 30 Mart’a değin yaşanan süreçte NATO görevlilerini kaçıran Mahir Çayan ve arkadaşlarının üç talebi vardı. Talepleri; 1. İnfazların derhal durulması, 2. Hiçbir yurtsever ve devrimci asılmaması. 3. En çok 48 saat içerisinde bu konuda Türkiye radyolarından infazların durdurulduğu hakkında yayın yapılması” idi. Talepler kabul edilmedi. Tokat’ın Niksar İlçesine bağlı Kızıldere köyünde kuşatılan 10 solcu genç ile birlikte NATO görevlisi 3 teknisyen de yaşamını yitirdi. Olayda tek sağ kurtulan yakın dönemde milletvekilliği de yapan, Ertuğrul Kürkçü olmuştu. Kızıldere’de yaşamını yitiren 10 kişi, ülke sol hareketi tarafından; “Onlar” olarak anılmıştır.
Yaşamlarını yitirmelerinin 54. yılında, “Onlar” ülkenin pek çok yerinde olduğu gibi Bodrum’da da anıldılar. Güneşin Sofrası Platformu tarafından Bodrum Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinliğe Bodrum Emek Ve Demokrasi Güçleri de destek verdi. Basın açıklaması öncesinde, 54 yıl önce Kızıldere’de yaşamını yitiren 10 devrimci gencin anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Platform adına basın açıklamasını okuyan Bahtışen Karahan: “Kızıldere’de yitirdiğimiz o gençler sadece birer militan olmanın çok ötesinde entelektüel-kültürel donanımları hayli yüksek bireylerdi. Mesela Mahir Çayan;”Avrupa’daki gençlik yapılanmalarını izlemek üzere bir süre Fransa’da yaşadı. İngiltere’de çalıştı. THKP-C (Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi) kurucusudur. Enternasyonalizm gereği FKÖ (Filistin Kurtuluş Örgütü) ile dayanışma için fikri ve eylem pratiklerinin içinde aktif olarak yer almıştır. Ve son olarak Deniz’lerin idamını durdurmak için dokuz yoldaşıyla birlikte yaşamını ortaya koydu. Bugün bölgemizde yaşanan emperyalist saldırganlık On’ların ne denli haklı olduklarını çok net ortaya koymuştur. On’lar emperyalizme karşı bağımsız ve özgür Türkiye için toprağa düştüler” görüşlerine yer verdi. Karahan basın açıklamasının ardından Kızıldere’de yaşamını yitiren 10 kişinin adını tek tek okurken, meydandaki toplulukta; “Burada” diyerek karşılık verdi.
Kızıldere’de yaşamını yitiren 10 kişi içerisinde yer alan Ertan Sarıhan’ın Bodrumda yaşayan ressam yeğeni Eray Mutlu Sarıhan’da etkinlikte; “Kızıldere’de 9 yoldaşıyla birlikte kaybettiğimiz amcam Ertan Sarıhan’ın ailesi adına söz alıyorum. Kızıldere, 30 Mart 1972 cesaretin ve kardeşliğin tarihidir. ON’ları anlatmaya sözcükler yetmez. Her biri kendi kuşağının zeki, vatansever, cesur, duyarlı ve iyi yürekli gençleriydi. Onlar bu ülkeyi ölesiye sevdiler. Tam bağımsız Türkiye için, haksızlık ve zulme karşı durdular. ON’lar özgür ve barışçıl bir dünyaya inandılar. Amcam Ertan Sarıhan’ı annemden, babamdan, öğrencilerinden ve dostlarından dinledim. Her dinleyişimde amcamla daha bir gurur duydum. Amcam bir hukukçu ve köy öğretmeniydi. Öğrencileriile göz teması kurabilmek için sürekli diz çökermiş. Ailesine paltosunu kaybettiğini söylediğinde esasen, o paltoyu dağda üşüdüğünü gördüğü bir çobana hediye etmişti. Amcama ve dokuz yoldaşına Bodrum’dan sevgi çiçekleri gönderiyoruz. Saygı ve sevgiyle anıyoruz. Anıları ışıltılı yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” ifadelerini dile getirdi.
Semra Gülce: “Demek ki;On’lar Gerçekten Ölümsüzmüş.”
Mahir Çayan’ın; “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik” sözünün yer aldığı pankartı taşıyan topluluk sık sık; “On’lara Sözümüz. Devrim Olacak”, “Mahir, Hüseyin, Ulaş. Kurtuluşa Kadar Savaş” sloganları attılar. Bodrum’da tatil için bulunan kardiyolog Semra Gülce de; “Bodrum’da misafir olarak bulunuyorum. Bugün Kızıldere’nin 54. Yıldönümünü düşünürken, bu anlamlı eyleme tesadüfen de olsa tanık olmak benim açımdan hayli etkileyici oldu. Demek ki; On’lar gerçekten ölümsüzmüş. Şöyle de düşünün; On’ları katledenleri, Denizler’i idam edenleri hiç anımsayan, onlara anma yapan (Kendi çocukları, torunları dahil) yeryüzünde tek bir insan evladı bulamazsınız. Ama bizim geleneğimiz olan bizimkiler… Dünya döndüğü sürece asla unutulmayacaklar. İnsan için sonsuzluk ve ölümsüzlük böylesi bir hikayedir” sözcükleri ile görüş bildirdi.
Haber: Ayhan Karahan
*12 Mart Muhtırası sonrası devlet şiddeti artarken, Türkiye Halk Kurtuluş Parti-Cephesi (THKP-C) ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) militanı 11 kişi Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamını engellemeye çalışırken Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyüne sıkıştırıldılar.
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap