Saynur Gelendost sonsuzluğa uğurlanışının 23. yılında sevenleri tarafından ışıltılı anılarıyla mezarının başında bir kez daha yaşatıldı. 10 Mayıs 1930 yaşama merhaba demişti. 2 Mart 2003’te de yaşama gözlerini yummuştu. Bodrum’u memleket olarak belleyişi ise 1979’a yaslanır. 2000 yılında, Türk ve Yunan halkları arasında dostluğu pekiştirmek ve kültürel iletişimi güçlendirmekiçin verilen Abdi İpekçi Barış ödülüne layık…
Saynur Gelendost sonsuzluğa uğurlanışının 23. yılında sevenleri tarafından ışıltılı anılarıyla mezarının başında bir kez daha yaşatıldı. 10 Mayıs 1930 yaşama merhaba demişti. 2 Mart 2003’te de yaşama gözlerini yummuştu. Bodrum’u memleket olarak belleyişi ise 1979’a yaslanır. 2000 yılında, Türk ve Yunan halkları arasında dostluğu pekiştirmek ve kültürel iletişimi güçlendirmekiçin verilen Abdi İpekçi Barış ödülüne layık görülmüştü. Çok kendine has bir kimlikti. Anmayı gerçekleştiren Bodrum Kent Konseyi Başkanı mimar Gamze Türk onun bu özelliğini de dile getirdiği konuşmasında; “ Farkındalık yaratan bir miladın başlatıcısıydı. Çevre bilincinin ve duyarlılığını geniş kesimlere, yaşayanlara yayılmasında öncü bir kişilikti. Şu an emin olun Gelendost’un kemikleri sızlıyordur. O’nun zamanında bu kadar çevreye zarar veren projelerde yoktu. O zamanlarda iyi kötü bir hukuk sistemi vardı ve bazı kazanımlar elde ediliyordu, şimdi hukuk sistemi de değişti ve kazanımlarda azalmaya başladı, çevreye yönelik saldırılarla mücadele etmekte gerçekten çok zorlanıyoruz” görüşlerine yer verdi.
Seferoğlu: “Gelendost En Çok da Bodrumludur.”
Gelendost’un en yakınındaki mücadele dostlarından, son nefesine değin paylaşımlarını esirgemediği Reşat Uygun ortak uğraşlarından kesitler sunarak; “Gelendost Gökova’daki Kemerköy termik santralinin kapatılması için kendisini santralin kapısına zincirlemiş günlerce açlık eylemi yapmıştı. O bugünleri görmüştü, Saynur’u dinleselerdi bugün termik santraller kapatılırdı. Akbelen faciaları yaşanmaz, zeytinliklere kıyılmazdı” görüşlerine yer verdikten sonra Saynur Gelendost’un çok kimselerin bilmediği; “Bu kavga ne zaman biter bilinmez./ Ama bildiğimiz şu ki; bu direniş sürecek./ Bu kavga; demokrasi, hak, hukuk ve insanın/ Doğanın, tüm canlıların yaşama kavgasıdır./ Direnişe devam…/ Son söz, yüreği yetenlerin olacak.” dizeleri ile biten şiirini okuması Türbe Mezarlığı’nda hayli duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Anmada Bodrum Belediyesi adına konuşan Belediye Başkan Yardımcısı İlknur Ülküm Seferoğlu: “Aziz anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Onun o gün yaptıklarının kıymetini ve anlamını bugün daha iyi anlıyoruz. Bugün Saynur Gelendost’un ileri görüşlüğü ile dikkat çektiği sorunlar büyüyerek karşımıza çıkıyor. Gelendost elbette Akdeniz’e, ülke geneline mal olmuş bir değerdir. Gelendost en çok da Bodrumlu’dur. Bodrum Belediyesi olarak ona ve onun eşsiz değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Onun Yaktığı Çoban Ateşi Asla Sönmeyecektir.”
Saynur Gelendost, yalnızca ağaçları, dereleri değil; yaşam hakkını savundu. Çocuğu savundu, kadını savundu, barışı savundu. Akdeniz’in en kıymetli barış ödülü de kendisine verilmişti. Gelendost’un inatçı mücadelesi karşısında rantiyeciler; ‘Kadının böyle iddialı işlerde yer alması doğru değil. Evinde yemek yapsın, çocuğuna baksın’ gibi söylemleri ulu orta dillendirdiler. Bunu söyleyen hatırı sayılır birisine; Gelendost; ‘Merak etme seni koltuğundan da kadınlar indirecek’ yanıtını vermişti. İki gün önce Bodrum Kadın Platformu’nun, İran ile ilgili açıklamasını okuyunca bu aklıma geldi. İlkokul öğrencisi 160 kız çocuğuna Bodrumlu Kadınlar ağıt yakarken, Saynur Gelendost’un çığlığı da o ortak yasa karışıyordu. Hem çocuk, hem de barış sever Mavi Kadın; İranlı 160 kız çocuğu için ağlıyordu. Önümüz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Eminim Mavi Kadın da gökyüzünden büyük bir gururla Bodrumlu Kadınların meydandaki muhteşem fotoğrafını izleyecektir. O gün gökyüzüne bir el sallamak gerekir diye düşünüyorum. Onun yaktığı çoban ateşi asla sönmeyecektir. Saynur Gelendost’un mücadelesindeki önemli isimlerinden Aydın Doğer’de ortak anılarından çarpıcı örnekler vererek; “O idol bir çevreciydi. Ama aynı zamanda bir asiydi. Eylemci bir devrimciydi. Mücadelede radikalizminden taviz vermedi. Sana söz Saynur abla; ‘Senin gibi duracağız. Boyun eğmeyeceğiz. Doğa, yaşam, hak, hukuk kazanacak” sözlerine yer verdi. Yine Avukat İzzet Kayahanlı ve ülke sinema sektörünün duayenlerinden Cenk Sezgin de, Gelendost ile anılarını katılımcılar ile paylaştı. Anmada Türbe Mezarlığı’na gelenlerle tek tek ilgilenen Saynur Gelendost’un torunu Can Gelendost etkinlik bitiminde de katılımcılara lokma dağıttı.
Haber: Ayhan Karahan
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap