Bodrum

Kocadon: Farklı Bir Bodrum Mümkün

 5 Haziran Çevre Günü nedeniyle görüştüğümüz Mahmut Kocadon ilginç görüşlere yer verdiği gibi, “Paranın olduğu yerde çevre olmaz” şeklindeki ezberi de bir anlamda bozdu. Hem ticaret örgütlenmesinin başında olunup, hem de çevre değerlerini..

Kocadon: Farklı Bir Bodrum Mümkün

 5 Haziran Çevre Günü nedeniyle görüştüğümüz Mahmut Kocadon ilginç görüşlere yer verdiği gibi, “Paranın olduğu yerde çevre olmaz” şeklindeki ezberi de bir anlamda bozdu. Hem ticaret örgütlenmesinin başında olunup, hem de çevre değerlerini savunmanın mümkün olabileceğinin pozitif örneğini verdi. Kocadon görüşmenin başında;  “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak” Kızılderili sözünü dile getirerek, “Henüz geç olmadan memleket ve memleketin en güzide cennet köşelerimizden Bodrum için, elimizden geleni ardımıza koymamalıyız. En önemlisi şuna inanalım: ‘Farklı bir Bodrum mümkün.’ Zaten küresel ölçekte ekolojik bir yıkım yaşanmakta. Bu yıkımı yerel unsurlarla beslemek sonumuz olacaktır. ‘Herkes önce kendi kapısının önünü süpürsün’ anlayışına kısmen de olsa katıldığım için, başkanı olduğum BODTO üyelerinde bu anlamda farkındalık ve bilinç oluşturma çabası içersine girdik. Yeterli mi? Değil. Bunu daha da derinleştireceğiz. Bodrum hem en önemli cennet bahçelerinden birisi, hem de çevre tahribatının en fazla olduğu memleket topraklarından birisi. Şimdi burada aklımızdan acaba; ‘Bodrum bu emsalsiz güzelliği nedeni ile bu denli hedef haline geldi’sorusu gelmiyor değil” ifadelerini kullandı.

   “BODRUM’UN YAŞAM PROJELERİNE İHTİYACI VAR.”

Kocadon görüşmenin devamında; “Kendi evimizin önü dedik ya; ormanlarımıza göz bebeğimiz bakalım. Bodrum’da en az deniz kadar, orman da varlık nedenimizdir. Ormanla ne kadar cennetsek, ormansızlık da o denli cehennemiz olur. Betonlaşma, imar konuları oldukça detaylı ve hayati konudur. Burada yerel ve merkezi faktörler konusunda ırtak akıl ve vicdan oluşturmamız gerek. Elimizi taşın altına koyalım dedik. Deniz kirliliğinden sadece şikayet etmeyelim. Küçük ve anlamlı adımlar atalım istedik. Teknelerin katı atıklarını denize bırakmamalarına yönelik, “Venüs Teknesi” projemiz var. Bunu geliştirmek mümkün. Bodrum’un rant projelerinden daha çok, yeşil-mavi yaşam projelerine ihtiyacı var. Biz demiyoruz ki kalkınma olmasın, turistik işletme yatırımı olmasın, ev olmasın. Elbette bunlar olmalı ancak doğal kaynakları koruyan, yarımadanın yeşil dokusunda kopukluklar yaratmayan doğru planlamalarla doğru yerlerde olsun. Bodrum olarak bu anlamda şanslıyız. Oldukça birikimli olan akademisyenlere, araştırmacılara, STK’lara ve gönüllülere sahibiz. En önemlisi Cevat Şakir’den, Avram Galanti’ye; Heredot’tan, Saynur Gelendost’a değin uzanan sonsuz zengin bir geleneğe sahibiz. Bu muhteşem gelenek bizlere yeşil bir yaşamın gerçek şifrelerini vermektedir. Bu anlamda gençliğe çok güveniyorum. Bizlerin eksik ve boşlukta bıraktıklarımızı onlar tamamlayacaklardır. Bu duygularla 5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun dileklerimle beraber, farkındalık yüklü olmasıumutlarımı da koruyorum ” diyerek duygularını dile getirdi.  

“Üyelerimizin de çevre koruma konusunda bilinç ve farkındalıkla hareket etmesi en önemli tavsiyemizdir.” diyen Başkan Kocadon, Yeşil Mutabakat ve Döngüsel Ekonomi Modeline de değindiği mesajında şu ifadelere yer verdi.

“Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü, ancak Bodrum için buruk bir gün. Neden mi? Çünkü Bodrum çevresel tahribatın en fazla yaşandığı yerlerden biri. Biz demiyoruz ki kalkınma olmasın, turistik işletme yatırımı olmasın, ev olmasın. Elbette bunlar olmalı ancak doğal kaynakları koruyan, yarımadanın yeşil dokusunda kopukluklar yaratmayan doğru planlamalarla doğru yerlerde olsun. 

Bodrum bir cevher, bunu methetmek için söylemiyorum, tüm samimiyetimle buranın insanı olarak diyebilirim ki Bodrum tarihi, kültürü, insanları, arkeolojik ve doğal alanları ve temiz havası ile bir cennet. Bu cenneti korumak için zararın neresinden dönersek kardır.

Bodrum özellikle sıcak yaz aylarında orman yangınları gibi büyük bir risk altında, bu riske karşı bu yıl geçen yıla göre daha fazla önlem alınmış durumda, umuyorum ki geçen yılki felaketleri yaşamadan ormanlarımızı koruyarak bu yazı tamamlayacağız. Diğer bir risk sel konusu, artık hiç birimizin inkar edemeyeceği biçimde bölgemizin olağan iklim koşullarında bir değişme var, bunun sonucunda beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Tüm bunlara karşın da turizm sezonumuz başlamış durumda. Hep beraber el ele vererek tüm risklere karşı önlem alıp tüm faaliyetlerimizi buna göre planlayabiliriz. Bu konuda oldukça birikimli olan akademisyenlere, araştırmacılara, STK’lara ve gönüllülere sahibiz.

Kurumlar olarak sıfır atık ve yenilebilir enerji konularında muhakkak atılımlar yapmak gerekmekte. Gelecekte yeşil bina olmak gibi bir hedefimiz var, bunun için daha yapmamız gereken çok şey var ancak adımlarımızı da atmaya başladık. Yeşil mutabakat özellikle ihracat faaliyetleri gösteren işletmeler için büyük bir yaptırım. Bu konuda muhakkak çalışmalar yapmalı ve bilinçlenmeliyiz. Döngüsel ekonomi modelinde çevreye en az zarar hedefleniyor, bu modele göre şirketlerimizin geleceğini kurgulamalıyız. Çevre temizliği konusu da çok önemli, BODTO olarak teknelerin katı atıklarını koylara bırakmamaları hususunda Venüs teknesi projemiz var, bu projeler çoğalabilir. Ayrıca karbon salınımı konusunda ulusal ve global ölçekte devletler bazında verilen taahhütler söz konusu. Çok basit görünen ancak yaygınlaşınca etkisi büyük olan bireysel önlemler de söz konusu.

Bahsettiğim tüm olumsuzlukların ve ticari gereksinimlerin yanı sıra hala umutlu olduğum bir konu var ki o da Bodrum’un sahip olduğu kalpleri doğa sevgisi ve gönüllük ile dolu gençler… Bu gençler Bodrum’un geleceği için birer umut ışığıdır. Halkımız, yerel yönetimlerimiz ve işletmelerimiz bu ışığa katkı sağlayabilirlerse işte o zaman bundan uzun yıllar sonra da Bodrum yaşanabilir güzel bir yarımada olarak göz doldurmaya devam edebilir. 

5 Haziran Dünya Çevre Günümüz kutlu ve farkındalık dolu olsun.”

Ayhan Karahan

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL