Bodrum’da Kanlı Randevulaşma

Bodrum’da dün akşam saatlerinde sosyal medyada başlayan tartışma, aradan 24 saat geçmeden kanlı bir çatışmaya dönüştü.

Bodrum’da sosyal medya üzerinden çatışan iki grup bugün saat 02.00’de Akyarlar Mahallesi, Fener Burnu mevkiinde randevulaştı. Burada da karşılıklı küfürleşme ve hakaretlerini sürdüren iki grup arasındaki gerginlik fiziksel çatışmaya döndü. Uzun süren sözlü tartışmanın ardından iki grup arasında kanlı bir çatışma yaşandı. Kavgada, Günay D. Ve Veysel K. yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine jandarma ve acil servis ekipleri olay yerine intikal etti. Gelen sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan turizm otelcilik lisesi mezunu Günay D., doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

Diğer yaralı Veysel K.’nın durumunun ise iyiye gittiği bildirildi. Günay D.’ın cesedi, savcılık incelemesinin ardından otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri şüpheli Feryat B. , Cefar Y. ve Yusuf K.’ yı gözaltına aldı.

Sanıklara yönelik operasyonda; muşta, bıçak ve kanlı randevuda kullanılan suç aletleri ele geçirildi.

İLETİŞİM UZMANI ERKO: “HEPİMİZ SORUMLUYUZ.”
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz İletişim Uzmanı Çiğdem Erko: “İlçemizde yaşanan ve sosyal medyanın kaynaklık ettiği söylenen bu akıl-dışı olay hepimizi üzmüştür. Otelcilik Ve Turizm Meslek Yüksek Okulu mezunu hayatının baharındaki gencecik bir insanı kaybetmemiz üzüntümüzü daha da arttırmıştır. Sosyal medya asla kendi başına bir şiddet kaynağı değildir. Sosyal medya kullanan topluluğun bir aynasıdır. Yani toplumun barış ve sevgi esaslı yaşadığı ve tek başına şiddetin var olduğu bir sosyal medya gibi bir durumla karşı karşıya değiliz. Oysa sosyal medya; iletişim özellikle hızlı ve zengin bilgi akışı için ciddi olanaklar sunan bir kanaldır. Tam tersi de söz konusu olabiliyor. Bu amaç sapması, kesinlikle toplumun sosyal-kültürel yansıması ile doğrudan bağlantılıdır. İletişim için olanak olan bu kanal; dün geceki gibi, kanlı randevuların da aracı olabiliyor. Daha doğrusu iletişim kanalı olan, iletişimsizliği ve sonucunda şiddeti besleyebiliyor. Bu anlamda hepimiz sorumluyuz, sorumluk taşıyoruz. Hiçbir kimse, sütten çıkmış ak kaşık değildir. Dilerim Akyarlar’da yaşanan trajedi son olur. Ama en azından kısa bir süreç içerisinde bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum. Bu konuda uzmanlar başta olmak üzere toplumun her kesimine önemli görevler düşmektedir. Sorunun ciddiyetinin farkında olmazsak daha çok Günay D.’ların ardından ah-vah ederiz” ifadelerini kullandı.

PİSİKOLOG DEMİR: “NEVROZ DÖNEMİ YAŞIYORUZ.”
Uzman Pisikolog Okan Demir ise; “Toplumsal olarak adeta bir nevroz dönemi yaşıyoruz. Toplumumuz adeta yaşamı ile toplum-sosyal yaşam arasındaki dengeyi kuramayan bir garip insanlar topluluğuna dönüştü. Herkes potansiyel birer nevrotik vaka gibi kendisine patlayacak alan arıyor. Şiddet kişilikte, benlikte bir kez içselleştirilmeye görsün kendisine mutlaka akacak bir mecra, bir dere yatağı bulur. Ve bu yatak da Bodrum-Akyarlar’da dün gece yaşandığı gibi genelde kanlı bir havzaya doğru akmaktadır. Şiddet her yerde… Okulda, ailede, sokakta, gelenek-örf-adette, mecliste, siyasilerin söyleminde kısacası hayatın her alanında. Bununla yüzleşmez isek; şiddet sosyal medya da dahil, giderek daha da kangrenleşen ve büyüyen bir sorun olarak yakamızdan eksik olmayacaktır. Şiddet; sevgisizliğin, barış ortamının torpillenmesinin, ötekileştirmenin, yok saymanın açığa çıkardığı acı bir sonuçtur. Şiddeti en çokta nefret besler. Nefretin dili şiddeti daha bir tetikler. Akşam haber kanallarını açınız. Siyasiler şiddet dilinde, nefret söyleminde adeta yarış halindeler” yaklaşımında bulundu.

Haber: Ayhan Karahan