Muğla’nın göz bebeği, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Bodrum, son yıllarda büyük bir demografik ve yapısal dönüşümden geçiyor. AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene, kentin değişen nüfus yapısı, artan yaşam talebi ve kentsel planlama ihtiyaçları üzerine çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Muğla’nın göz bebeği, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Bodrum, son yıllarda büyük bir demografik ve yapısal dönüşümden geçiyor. AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene, kentin değişen nüfus yapısı, artan yaşam talebi ve kentsel planlama ihtiyaçları üzerine çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ergene, Bodrum’un yapılaşma, altyapı, çevre ve barınma sorunlarının artık eski yöntemlerle çözülemeyeceğini vurgulayarak, 2050 vizyonuyla hazırlanacak yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Özellikle kaçak yapılaşma ve plansız büyüme konularına dikkat çeken Ergene, “Bodrum’u büyümekten değil, plansız büyümekten korumalıyız” sözleriyle kentin geleceği için ortak akıl çağrısı yaptı.
Bodrum’un yapılaşma meselesinin sadece kaçak yapılar üzerinden tartışılamayacak kadar derin olduğunu ifade eden AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene, kentin sosyolojik olarak kabuk değiştirdiğini belirtti. Bodrum Belediye Başkanı’na yaptığı çağrıyı yineleyen Ergene, kent planlamasının ertelenemez bir öncelik olduğunu dile getirdi. Bodrum’un gelişimini tamamen durdurmanın gerçekçi olmadığını, bunun yerine kentin nerede, nasıl ve hangi taşıma kapasitesiyle büyüyeceğinin bilimsel verilerle planlanması gerektiğini aktaran Ergene, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken yarının Bodrum’unu kaybetmemek gerektiğinin altını çizdi.
Nüfus hareketlerinin kentin kaderini doğrudan belirlediğini ifade eden Ergene, Bodrum’un artık sadece yaz aylarında denize girilip dönülen, ikinci konutların yer aldığı bir tatil beldesi olmaktan çıktığını söyledi. Büyükşehirlerin stresinden ve yoğunluğundan uzaklaşmak isteyen vatandaşların Bodrum’u kalıcı bir yaşam alanı olarak tercih ettiğini belirten Ergene, bu insanların eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal yaşam gibi çağdaş kent olanaklarından vazgeçmek istemediğini vurguladı. Geçmişte sadece birkaç ay kullanılmak üzere inşa edilen yazlıkların artık sürekli yaşam alanlarına dönüştüğünü hatırlatan Ergene, bu değişimin konut ihtiyacını ve kullanım biçimlerini de dönüştürdüğünü aktardı. Ergene, bu toplumsal değişimin görmezden gelinmesi halinde barınma ihtiyacının ortadan kalkmayacağını, aksine plansız müdahalelere ve kaçak yapılaşmaya zemin hazırlayacak yeni bir kent baskısı yaratacağını belirterek, sonuçlar kadar nedenlerin de doğru analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Son dönemde hukuki altyapısı eksik olan ve imar sorunları barındıran projelere karşı vatandaşları uyaran Ergene, barınmanın en temel insan hakkı olduğunu hatırlattı. İnsanların ev sahibi olabilmek uğruna yıllarının birikimini ortaya koyduğunu belirten Ergene, yapılaşma izni olmayan ya da hukuki durumu şaibeli olan alanlara yönlendirilen vatandaşların telafisi güç mağduriyetler yaşayabileceğini dile getirdi. İnşa edilen her binanın aynı zamanda ülkenin milli serveti olduğunu söyleyen Ergene, vatandaşların parasının, emeğinin ve zamanının plansızlık veya yanlış yönlendirmeler kurbanı olmasına müsaade edilmemesi gerektiğini vurguladı. Herhangi bir konut projesine veya kooperatife dahil olmadan önce söz konusu alanın imar durumunun, yapılaşma hakkının ve hukuki statüsünün vatandaşlar tarafından çok şeffaf ve kolay bir şekilde öğrenilebilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Bodrum haberleri içinde sıkça yer alan yıkım kararlarına değinen Ergene, kaçak yapılaşmaya karşı zamanında ve etkin denetimin hayati önem taşıdığını belirtti. Bodrum’u seven herkesin yasa dışı yapılaşmaya karşı ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden Ergene, bu konudaki başarının yalnızca binalar dikildikten sonra yapılan yıkım işlemleri üzerinden ölçülmemesi gerektiğini söyledi. Asıl başarının, hukuka aykırı o yapının henüz temel aşamasındayken tespit edilip hiç ortaya çıkmamasını sağlamak olduğunu savunan Ergene, vatandaşın henüz bütçesini harcamadan doğru bilgiye ulaşmasının, denetim mekanizmalarının zamanında devreye girmesinin ve ilgili tüm kamu kurumları arasında güçlü bir koordinasyon kurulmasının şart olduğunu ifade etti. Ergene’ye göre, sorunu baştan önlemek, sonradan müdahale etmekten hem kamu maliyesi, hem vatandaş ekonomisi hem de kentin silueti açısından çok daha değerli bir adım.
Kent planlamasında sadece TAKS, KAKS ve emsal gibi iki boyutlu matematiksel hesapların ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Ergene, yapılaşmanın üç boyutlu etkilerinin kentin kimliğini belirlediğini açıkladı. Bir yapının sadece zeminde kapladığı alanın değil; yüksekliğinin, hacminin, çevredeki diğer binalarla ilişkisinin, kent siluetine etkisinin, enerji ihtiyacının, su tüketiminin ve doğal çevre üzerindeki tahribatının da titizlikle incelenmesi gerektiğini savundu. Teknoloji ve bilimsel verilerin planlama süreçlerine entegre edilmesini isteyen Ergene, üç boyutlu kent modellemelerinin artık standart bir araç haline gelmesi gerektiğini dile getirdi. Küresel ısınma, su krizleri ve doğal dokunun korunması gibi devasa sorunlarla yüzleşilirken, şehircilik anlayışının da bu çevresel gerçeklere uyumlu hale getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Kentin geleceğinin sağlıklı kurgulanabilmesi adına nüfus ve taşıma kapasitesinin bilimsel bir düzlemde tartışılması gerektiğini ifade eden Ergene, 2050 yılı perspektifinin önemine dikkat çekti. 2050 yılında Bodrum’un nasıl bir demografik yapıyla karşı karşıya kalacağının şimdiden öngörülmesi gerektiğini belirten Ergene, sadece ikametgaha dayalı kayıtlı nüfusun değil; bölgede sürekli yaşayanların, ikinci konut sahiplerinin, yaz aylarındaki ekstrem yoğunluğun, turizm kaynaklı hareketliliğin ve tersine göç eğilimlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesini istedi. Bu kapsamlı projeksiyon ışığında su ve arıtma altyapısının, eğitim kurumlarının, sağlık tesislerinin, ulaşım ağlarının, kronikleşen otopark sorununun, spor alanlarının ve sosyal donatıların planlanması gerektiğini vurguladı. Her mahallenin kendine has farklı dinamikleri ve ihtiyaçları olduğunu hatırlatan Ergene, altyapı eksikliklerinin mahalle mahalle tespit edilerek kamu kaynaklarının rasyonel ve gerçek ihtiyaçlara uygun dağıtılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Her Boş Alan Yapılaşma Alanı DeğildirBodrum’un gelişmesinin, onun benzersiz doğal değerlerinden vazgeçilmesi anlamına gelmemesi gerektiğinin altını çizen Ergene, doğa ve kent dengesine vurgu yaptı. Kıyılar, doğal sit alanları, tarım arazileri, ormanlık bölgeler ve paha biçilemez kültürel mirasın gelecek nesillere eksiksiz aktarılmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kentsel planlamada nerede yapılaşma yapılabileceği kadar, nerelere kesinlikle dokunulmayacağının da net, şeffaf ve öngörülebilir sınırlarla çizilmesi gerektiğini söyleyen Ergene, kentin doğal dokusunu korumanın gelişime veya yatırıma karşı çıkmak anlamına gelmediğini belirtti. Ergene’ye göre asıl mesele, doğru yerde, doğru ölçekte ve Bodrum’un taşıma kapasitesini aşmayacak nitelikli bir büyüme modelini hayata geçirebilmektir.
Bodrum’un kimliğinde hem küresel bir turizm markası olmasının hem de yerleşik bir yaşam kenti olmasının yattığını, bu iki olgunun birbirine düşman edilmemesi gerektiğini belirten Ergene, 12 ay turizm hedeflerine giden yolun 12 ay yaşanabilir bir kent kurmaktan geçtiğini vurguladı. Altyapısı sorunsuz işleyen, ulaşım problemi çözülmüş, eğitim ve sağlık hizmetleri güçlü, sosyal donatıları zengin bir kent inşa edildiğinde, turizm faaliyetlerinin de doğal bir refleks olarak yıl geneline yayılacağını aktardı. Spor, kongre, gastronomi, kültür, sanat ve su sporları gibi alternatif turizm kollarının desteklenerek Bodrum ekonomisinin sadece birkaç aylık yaz sezonuna bağımlı kalmaktan kurtarılması gerektiğine işaret etti.
Mevcut yapı stokunun geleceğin planlamasında kritik bir rol oynadığını ifade eden Ergene, kapsamlı bir veri tabanına ihtiyaç olduğunu söyledi. Bodrum’daki ruhsatlı ve ruhsatsız yapı sayısının, binaların yaş dağılımının, eski yapı stokunun yoğunlaştığı riskli bölgelerin ve deprem güvenliği açısından acil müdahale gerektiren alanların netleştirilmesi gerektiğini belirten Ergene, kararların varsayımlarla değil, bilimsel verilerle alınması gerektiğini savundu. Bodrum Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, ilgili bakanlıklar, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle ortak bir 2050 yol haritası çıkarılmasını teklif eden Ergene, kurumların topu birbirine attığı değil, elini taşın altına koyduğu bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Sözlerini Bodrum’u koruyarak geliştirme vizyonuyla tamamlayan Ergene, önümüzdeki çeyrek asrı güvence altına almak için çocuklara sadece daha fazla betonlaşmış bir kent değil; güvenli, planlı, doğal kimliğini muhafaza etmiş ve ekonomisi güçlü bir Bodrum bırakmanın herkesin ortak görevi olduğunu vurguladı.
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap