Kardiyoloji alanında çığır açan damar içi görüntüleme (IVUS) teknolojisi, kalp damar hastalıklarının tedavisinde hata payını sıfıra indiriyor. Bodrum Memorial Hastanesi’nin uzman kardiyologları, sadece klasik anjiyografi ile verilemeyen zorlu tedavi kararlarının IVUS teknolojisi ile nasıl kolaylaştığını Bodrum Haberi okurları için anlattı.
Kardiyoloji alanında çığır açan damar içi görüntüleme (IVUS) teknolojisi, kalp damar hastalıklarının tedavisinde hata payını sıfıra indiriyor. Bodrum Memorial Hastanesi’nin uzman kardiyologları, sadece klasik anjiyografi ile verilemeyen zorlu tedavi kararlarının IVUS teknolojisi ile nasıl kolaylaştığını Bodrum Haberi okurları için anlattı.
Kalp ve damar hastalıklarının teşhis ve tedavisinde teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Klinik pratiği baştan aşağı değiştiren damar içi görüntüleme teknolojileri, özellikle sınırda kalmış ve kompleks koroner arter hastalıklarında hastalar için çok daha güvenilir ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamasına olanak tanıyor.
Damarın içini ultrason yardımıyla detaylı bir şekilde gösteren intravasküler ultrasonografi (IVUS), klasik anjiyografinin net bir tablo sunamadığı durumlarda devreye girerek; darlığın derecesini, damarın yapısını ve plak kompozisyonunu yüksek doğruluk oranıyla analiz ediyor.
Bodrum Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanlarından Dr. Yücel Uzun, Doç. Dr. Ahmet Zengin ve Dr. Özgür Ordu, kalp sağlığında yalnızca anjiyografik görüntülere dayanarak karar vermenin bazı kritik vakalarda yetersiz kalabileceği konusunda uyarıyor.
Uzmanlar, damar içi görüntüleme yöntemlerinin rutin kullanıma girmesiyle, damardaki lezyonun gerçek ciddiyetinin çok daha objektif bir şekilde değerlendirildiğinin altını çiziyor. IVUS teknolojisi sayesinde hekimler;
Damar duvarı kalınlığını,
Damardaki plak yükünü,
Kalsifikasyon (kireçlenme) derecesini,
Uygulanan stentin damara milimetrik düzeyde tam oturup oturmadığını net bir şekilde görebiliyor.
Bu veriler, “Müdahale gerçekten şart mı?”, “Hangi stent kullanılmalı?” veya “Balon işlemi yeterli olur mu?” gibi operasyonun seyrini değiştirecek sorulara kesin yanıtlar veriyor.
Damar içi görüntüleme sadece karar aşamasında değil, işlemin başarısını tescillemede de kilit rol oynuyor. IVUS, yerleştirilen stentin damar duvarına optimal bir şekilde yerleşip yerleşmediğini, genişliğinin tam olup olmadığını veya ek bir müdahale gerekip gerekmediğini hekime anında gösteriyor. Bu kontrol mekanizması, hastaların uzun vadede yaşayabileceği stent içi daralma (restenoz) ve pıhtı oluşumu riskini büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Özellikle şu hasta gruplarında IVUS kullanımı hayati önem taşıyor:
Ana damar (left main) darlığı olanlar,
Çok damarlı kalp hastalığı bulunanlar,
Uzun segment lezyonlarına sahip olanlar,
Daha önce stent uygulanmış hastalar.
Bu teknoloji, yüksek riskli hastalarda işlem başarısını maksimuma çıkarırken, gereksiz stent uygulamalarını da engelleyerek hastayı koruyor.
Amerika ve Avrupa kardiyoloji kılavuzları da bu yenilikçi yöntemi standart bir uygulama olarak destekliyor. Ana damar darlıkları, kompleks bifurkasyon lezyonları ve sınırda darlıkların değerlendirilmesinde damar içi görüntüleme yöntemlerinin kullanımı artık “güçlü öneriler” statüsünde yer alıyor.
Bu teknolojinin hasta sağlığına doğrudan etkisini gösteren çarpıcı bir vaka geçtiğimiz günlerde Bodrum’da yaşandı. Yurt dışında farklı bir damarına stent takılan uluslararası bir hasta, Bodrum Memorial Kardiyoloji Kliniği’ne başvurdu. Önceki raporlarda hastanın “ana damarına da stent takılması gerektiği” belirtilmişti.
Ancak Bodrum’daki uzman ekip bu karara temkinli yaklaşarak hastayı damar içi görüntüleme (IVUS) yöntemiyle yeniden değerlendirdi. Yapılan detaylı incelemede, ana damardaki darlığın aslında kritik bir seviyede olmadığı ortaya çıktı. Hasta, hiçbir ek stent ya da bypass operasyonuna gerek kalmadan aynı gün sağlıkla taburcu edilerek ülkesine uğurlandı. Uzmanlar, ileri görüntüleme tekniklerinin bu tür gereksiz operasyonları önleyerek hem hasta sağlığını koruduğunu hem de sağlık maliyetlerini düşürdüğünü belirtiyor.
Kardiyolojide teknolojik gelişmelerin ancak doğru ellerde hayat bulduğunu vurgulayan uzmanlar, damar içi görüntüleme işlemlerinin ciddi bir deneyim ve ileri teknoloji gerektirdiğini hatırlatıyor. Kompleks girişimlerin uzman ekipler tarafından yapılması ve elde edilen görüntülerin doğru yorumlanması tedavi başarısının temelini oluşturuyor.
Gelecek dönemde çok daha fazla merkezde standart hale gelmesi beklenen bu yöntemler, kalp hastaları için daha güvenli ve “kişiye özel” tedavi döneminin kapılarını aralıyor.
Bodrum ve Muğla’dan son dakika haberleri, yerel gündem, siyaset, ekonomi, turizm ve yaşam içeriklerini tarafsız ve güncel şekilde sunan haber sitesidir.
Yorum Yap