Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde sular durulmuyor. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla İstanbul ve Antalya’daki 5 belediye başkanının “başka bir partiye çalışmak” gerekçesiyle kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi,…
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde sular durulmuyor. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla İstanbul ve Antalya’daki 5 belediye başkanının “başka bir partiye çalışmak” gerekçesiyle kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi, gözleri Muğla’ya çevirdi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Suriye ziyareti sırasında vekaletini Yeni Partili bir isme bırakmasıyla başlayan kriz derinleşirken; İl Disiplin Kurulu’nun “derhal ihraç” çağrısına, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak’tan Yüksek Disiplin Kurulu’nu işaret eden kritik bir yanıt geldi. Peki, CHP’de ihraç dalgası Ahmet Aras’a uzanacak mı? İşte siyasi kulisleri sarsan krizin perde arkası ve tüm detaylar…
Haber: Selda Öztürk
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Yeni Parti arasında aylardır içten içe kaynayan ve yerel yönetimlere yansıyan siyasi sürtüşme, son günlerde peş peşe gelen disiplin kararları ve sert açıklamalarla yepyeni bir boyuta taşındı. Parti tüzüğüne ve disiplinine aykırı hareket ettiği iddia edilen isimlere yönelik Ankara merkezli başlatılan “temizlik” harekâtı, Muğla özelinde de ciddi bir siyasi depremin sinyallerini veriyor. Özellikle Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın etrafında dönen iddialar, parti içi dinamikleri derinden sarsarken, vatandaşlar ve siyaset dünyası “Ahmet Aras ihraç edilecek mi?” sorusunun yanıtını arıyor.
Siyasi kulisleri hareketlendiren asıl büyük dalga, CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirdiği kritik toplantı sonrasında koptu. Toplantının ardından kameralar karşısına geçen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti içi disiplin süreçlerine dair alınan radikal kararları kamuoyuyla paylaştı.
Sarı’nın açıklamalarına göre; İstanbul’da Sancaktepe, Sarıyer ve Kadıköy ile Antalya’da Konyaaltı ve Alanya belediye başkanları, “başka bir siyasal partiye çalışmak” gibi son derece ağır bir gerekçeyle, kesin çıkarma (ihraç) talebiyle ve tedbirli olarak disipline sevk edildi.
Disipline Sevk Edilen O İsimler Şöyle Sıralandı:
Alper Yeğin – İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanı
Mustafa Oktay Aksu – İstanbul Sarıyer Belediye Başkanı
Mesut Kösedağ – İstanbul Kadıköy Belediye Başkanı
Cem Kotan – Antalya Konyaaltı Belediye Başkanı
Osman Tarık Özçelik – Antalya Alanya Belediye Başkanı
CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın açıklamalarında en çok dikkat çeken bölüm ise iktidar partisine ve farklı siyasi oluşumlara yönelik eğilim gösteren belediye başkanlarına verilen gözdağı oldu. Parti değiştirmelerin veya farklı partilere lojistik destek sağlamanın kabul edilemez olduğunu belirten Sarı, şu sert ifadeleri kullandı:
“CHP içinde bulunan belediye başkanları parti içi tartışmalardan etkilenerek ayrışıp başka bir siyasal hareketin içinde yer alıyorlarsa bunun yine kısmen bir gideri vardır. Ama kalkıp 50’ye yakın belediye başkanının Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak, seçildikleri siyasal partiden ayrılarak AK Parti’ye gidiyor olmaları, iktidar partisine gidiyor olmalarının hiçbir açıklaması olamaz.”
Sarı’nın, “Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde olup da başka bir partinin lojistiğini üretmeye çalışamaz… Bu ne ilktir ne de sondur. Biz izlemeye, takip etmeye devam ediyoruz.” şeklindeki sözleri, siyasi analistler tarafından partide kalan ve farklı oluşumlarla dirsek teması kuran diğer başkanlara yönelik açık bir “ayağınızı denk alın” mesajı olarak yorumlandı.
Ankara’da alınan bu sert disiplin kararları, doğrudan Muğla siyasetine ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a çevrilen mercekleri daha da büyüttü. CHP’de kalmasına rağmen uzun süredir Yeni Parti ile hareket ettiği öne sürülen Aras, kısa süre önce gerçekleştirdiği bir yurt dışı hamlesiyle kendi partisinin yerel örgütüyle köprüleri tamamen attı.
Başkan Aras’ın, Suriye ziyareti sırasında büyükşehir belediye başkanlığı vekaletini kendi partisinden bir isme değil, Yeni Partili Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Tahça’ya devretmesi Muğla’da bardağı taşıran son damla oldu. CHP tabanında büyük bir infiale yol açan bu kararın ardından, Aras’ın halihazırda CHP Muğla il yönetimiyle tüm iletişimini kopardığı iddiaları ayyuka çıktı.
Vekalet krizinin ardından CHP Muğla örgütünden yükselen en net ve sert ses, İl Disiplin Kurulu Başkanı Aziz Gürsoy’a aitti. Gürsoy, yaşananların parti disipliniyle uzaktan yakından bağdaşmadığını belirterek, sürecin artık geri dönülemez bir noktaya geldiğini savundu.
Başkan Aras’ın CHP ile olan tüm bağlarını manevi ve fiili olarak kopardığını vurgulayan Gürsoy, oldukça çarpıcı şu değerlendirmede bulundu:
“Sayın Aras’ın mevcut şartlar altında hala CHP’de kalıyor olması etik ve meşru değildir. Hatta bence burada bir kötü niyet vardır. Vakit kaybetmeden kendisinin derhal ihracı gerekmektedir.”
Gürsoy’un “etik değil” ve “kötü niyet” vurgusu, Muğla’da siyasi tartışmaları daha da alevlendirdi.
Muğla’da İl Disiplin Kurulu Başkanı’nın açıkça “ihraç” talep etmesi ve ulusal basında Nagehan Alçı gibi isimlerin bu konuyu sıkça gündeme getirmesinin ardından, kriz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) de taşındı.
Gazetecilerin Ahmet Aras hakkındaki olası bir ihraç ve disiplin sürecini sorması üzerine CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, parti içi hiyerarşiyi ve tüzüğü hatırlatan stratejik bir yanıt verdi. Öztrak, Muğla yerelindeki tartışmalara üst perdeden bir nokta koyarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu işlerde yetki il disiplin kurullarında değil; Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu’ndadır. Ben de onların yapacakları işler hakkında herhangi bir yorumda bulunamam.”
Öztrak’ın bu açıklaması iki temel gerçeği ortaya çıkarıyor: Birincisi, Muğla İl Disiplin Kurulu’nun Ahmet Aras’ı doğrudan ihraç etme yetkisi bulunmuyor; süreç Ankara’da çözülecek. İkincisi ve daha önemlisi, konunun CHP Genel Merkezi’nin ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun (YDK) masasında, ciddi bir gündem maddesi olarak durduğu tescillenmiş oldu.
Tüm bu gelişmeler alt alta koyulduğunda, CHP Genel Merkezi’nin “başka partiye çalışanlara” karşı başlattığı sıfır tolerans politikasının Muğla’yı teğet geçmeyeceği algısı giderek güçleniyor. İstanbul ve Antalya’daki 5 ilçe belediye başkanının “farklı siyasi oluşumlara destek” gerekçesiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na kesin ihraç talebiyle sevk edilmesi, Yeni Partili bir isme vekalet bırakan ve il yönetimiyle iletişimi koparan Ahmet Aras için emsal teşkil edebilir.
Müslim Sarı’nın “Bu ne ilktir ne de sondur, takip etmeye devam ediyoruz” sözleriyle, Faik Öztrak’ın topu doğrudan Yüksek Disiplin Kurulu’na atması, Ankara’nın Muğla için özel bir dosya hazırlığında olduğu yönündeki söylentileri güçlendiriyor.
Ankara’dan esen sert disiplin rüzgarları ve İl Disiplin Kurulu’nun ağır eleştirilerine rağmen, Muğla’daki siyasi tablo tek taraflı değil. Krizin patlak vermesinin ardından Ahmet Aras’ı destekleyen seçmen tabanı ve yerel sivil toplum dinamikleri, farklı bir perspektif ortaya koyuyor.
Aras’a yakın kaynaklar ve destekçileri, yaşanan vekalet krizinin parti içi muhalifler tarafından bilinçli olarak köpürtülmüş bir “teknik prosedür” olduğunu savunuyor. Muğla’da sessiz ama derinden hissedilen bir kamuoyu algısı var: “Muğla halkının oylarıyla seçilmiş bir başkanı, masa başında alınan bürokratik kararlara ezdirmeyiz.”
Aras destekçileri, Başkan’ın Muğla’ya hizmet odaklı çalıştığını, yerel yönetimlerde meclis üyeleri arasındaki vekalet devirlerinin belediye işleyişinin bir parçası olduğunu ve bunun bir “ihraç” gerekçesi yapılamayacağını dile getiriyorlar. Kulislerde, Ahmet Aras’a inanan tabanın, “Parti içi çekişmeler Muğla’nın hizmet almasını engellememeli, başkanımıza sahip çıkacağız” mesajını belli belirsiz ama kararlı bir şekilde Genel Merkez’e iletmeye çalıştığı konuşuluyor. Bu durum, Ankara’nın Muğla için vereceği olası bir kararda ince eleyip sık dokumasına neden olan en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Önümüzdeki günlerde CHP Merkez Yönetim Kurulu’ndan Ahmet Aras ile ilgili resmi bir disiplin sevki kararının çıkıp çıkmayacağı, sadece Muğla ve Bodrum siyasetini değil, Türkiye genelindeki muhalefet içi dengeleri de derinden etkileyecek. Tüm Türkiye ve Muğla kamuoyu, şimdi Yüksek Disiplin Kurulu’ndan çıkacak olası karara kilitlenmiş durumda.
Bodrum’un güncel yerel haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, turizm, etkinlikler ve mahalle mahalle gündem haberleri Bodrum Haberi'nde.
Yorum Yap