Bodrum Siyaset

Bodrumlu Kadınların Danıştay İsyanı

Danıştay 10. Dairesi’nin, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptal istemini 3’e karşı 2 oyla reddetmesi yurdun pek çok yerinde protestolara neden oldu. Karara karşı oy kullanan 2 hakimin gerekçeleri..

Bodrumlu Kadınların Danıştay İsyanı

Danıştay 10. Dairesi’nin, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptal istemini 3’e karşı 2 oyla reddetmesi yurdun pek çok yerinde protestolara neden oldu. Karara karşı oy kullanan 2 hakimin gerekçeleri arasında; “Alınan kararın hukuka aykırı oluşunun” yer alması ve konunun Anayasa Mahkemesi’nde çözülmesi gerektiğinin belirtilmesi ilgi çekiciydi. Danıştay karar süreciyle ilgili bir başka tepki ve ilgi çeken nokta da kararın sisteme yüklenmeden, daha taslak halinde iken; Anadolu Ajansı’na sızdırılması oldu.

Avukat Ezgi Koç bununla ilgili: “Danıştay’dan çıkan karar ilk önce AA’ya verildi, sisteme yüklenmeden önce basına sızdırılmış, taslak bir karar olarak gönderilmiş. Üstünde düzeltmeler vardı, karar ilk elimize ulaştığında bu şekildeydi. Bu bir kamuoyu yoklaması olabilir diye düşündük. Hukuki bir süreçten de bahsedilemez çünkü dosyanın avukatlarından önce basına sızdırıldı” görüşlerini ifade etti.

Danıştay’ın dosyaları reddetmesinin ardından hukuki süreç şöyle işleyecek: Davacılar bu kararı Danıştay Dava Daireleri Kurulu’na taşıyacak. Bu aşamada itirazların incelenme süreci başlayacak. Daha önce İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin açılan yürütmenin durdurulması davasında ret kararı veren İdari Dava Daireleri Kurulu, esasa ilişkin başvurulara da ret kararı verirse; Anayasa Mahkemesi’ne ‘Anayasaya aykırılık’ gerekçesiyle başvuru süreci işletilecek. Buradan da ret sonucu çıkarsa iç hukuk yolları tükenmiş olacak. Böylece süreç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılacak bireysel başvurular ile devam edecek.

ÇYDD: “ANAYASA HİÇE SAYILMIŞTIR.”

Başından bu yana, İstanbul Sözleşmesi konusunda tavizsiz ve etkili tavrı ile öne çıkan Bodrumlu Kadınlar karara isyan ettiler. Danıştay kararına ilişkin Çağdaş Yaşamı destekleme Derneği Bodrum Şube Başkanı Meral Saraçbaşı: “Yine bir hukuksuzluk yaşıyoruz. Kadının yaşam hakkının elinden alındığı bir ortamda İstanbul sözleşmesi bizim için çok ama çok önemlidir. Genel merkezimizce yapılan basın açıklamamızdan da görüleceği üzere bu tam bir hukuksuzluktur ve biz bu süreçte sonuna kadar İstanbul Sözleşmesini savunacağız. ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ diyorsak, İstanbul Sözleşmesini yaşatmak zorundayız. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye yönelik Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptali için açılan toplu davaların ÇYDD’nin katıldığı duruşması 28 Nisan’da görülmüştü. Barolar ve kadın dernekleri başta olmak üzere çok sayıda demokratik kurumun katılımıyla tamamlanan duruşmada haklı istemlerimizi yinelemiş ve davayı yakından takip etmiştik. Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini 3 ret 2 kabul oyu ile oy çokluğuyla reddetti. Bu karar hukuka ve Anayasa’ya açıkça aykırıdır. TBMM’nin kararıyla taraf olunan uluslararası bir sözleşmeden tek bir imzayla çıkılması hukukun, Anayasa’nın ve anayasal devlet düzeninin hiçe sayılmasıdır. ÇYDD olarak, İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklı davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Kararı iç hukuk yollarını tüketerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyacağız, tüm süreçlerin takipçisiyiz. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yok sayılmasına asla izin vermeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaktan vazgeçmeyeceğiz!” ifadelerini kullandı.

“SÖZLEŞME; VAROLUŞ VE ONURLA YAŞAMA MÜCADELESİDİR.”

Çiğdem Erko Torba barınağı

Eğitim Sen Bodrum Temsilcisi Yüksel Okyay: “Eşit, özgür, şiddetsiz bir toplum ve eğitimin her kademesinde toplumsal cinsiyet eşitliği için, Mobbing, ayrımcılık ve şiddetin ortadan kalktığı bir çalışma yaşamı için, Yargısal süreçlerde ayrımcılığın, adaletsizliklerin ve yeni şiddet biçimlerinin tekrar tekrar ortaya çıkmaması için, Etkin ve ivedi koruma, soruşturma ve yargılama için, Erkek adalet değil, gerçek adalet için Danıştay kararını kabul etmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! Kadınlar her gün evde, işte, okulda, sokakta, erkek ve erkek devlet şiddetine maruz kalmakta ya da şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar ve eril yargı kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. Dünyada ve ülkemizde milliyetçi muhafazakâr iktidarlar, kadın kimliğine dönük saldırılarını arttırırken, AKP iktidarı tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı yeni toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını zayıflatmayı temel almakta, baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadınları ev içinde ve kamusal alanda iradesizleştirmeye dönük saldırılarını sürdürmektedir. Tüm saldırılara karşın biz kadınlar asla İstanbul Sözleşmesi’nden VAZGEÇMİYORUZ!” görüşlerine yer verdi.
Görüşüne başvurduğumuz Bodrum Kent Konseyi Yürütme kurulu üyesi Çiğdem Erko da; “Biz bitti demeden bu dava bitmez. Tetkik hakimi bizimle aynı görüşte. Savcı mütalaası lehimize. Ve Danıştay 10 Daire’de karar; 3’e 2 İstanbul Sözleşmesi aleyhine çıkıyor. İstanbul Sözleşmesi’ni biz yazdık, uygulattırana kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz. AYM’de, öldürülen bir hemcinsimizle ilgili davada İstanbul Sözleşmesi’ atıflı tarihi bir karar alınmıştı. Karar: ‘Şiddeti önlemeyen kamu görevlisi sorumludur’ demektedir. Buradan ilan ediyoruz. Katillerin, duruşma salonlarında; ‘İyi ki; İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı’ net telafuzu ne anlama geliyor? İstanbul Sözleşmesi feshedildikten sonra kadın cinayetlerindeki, tecavüzlerdeki, şiddetteki belirgin artış her şeyi açıklıyor. Bu bir sözleşmeden vazgeçip, vazgeçmeme mücadelesi değildir. Varoluş ve onurla yaşama mücadelesidir” ifadelerini dile getirdi.

NİLAY KONDAY: “TARİH BUNU AFFETMEYECEKTİR.”

CHP’nin Bodrumlu, Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Berber, Danıştay Kararı için; “İstanbul Sözleşmesi der ki; ‘Devlet şiddeti bitirmek için, toplumsal cinsiyet eşitliğini; hem yasalarda, hem de toplumsal yaşamda hayata geçirilmelidir.’ Böylesine insan haklarına dayalı bir sözleşmeden çıkışın, hiç birimizin aklına sığacağını sanmıyorum. Danıştay tüm yurttaşların haklarını savunması gereken bir kurum iken, kişi hakkını savunan avukat gibi davranıyor. Bir yıldır isyanımız sürerken, hukukta gelinen nokta gün gibi ortada. Şimdi uzun bir süreç başlıyor. Hukuk mücadelemizi üst mahkemelerde devam ettireceğiz. Boyun eğmeyeceğiz, cesur olacağız, şiddetin her türlüsüne birlikte karşı koyacağız. #İstanbul Sözleşmesi’nden Asla Vazgeçmiyoruz” görüşlerini belirtti.

İYİ Parti İlçe Kadın Politikaları Başkanı Nilay Konday; “Türkiye’de kadınlar, her gün kazanılmış haklarına yönelik yeni bir saldırıyla karşı karşıya kalıyor. Bu ülkede her bir kadınımız kendisini güvende hissedene kadar, mücadele etmek zorundayız. İYİ Parti’nin İstanbul Sözleşmesi konusundaki duruşu net ve ortada. Bizler, toplumsal şiddetin her türlüsünü önlemek için gereken tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Kadın haklarını koruyan bütün uluslararası anlaşmalar, iç hukukun bir parçası haline getirilmelidir. Dünyanın çoğu ülkesinde kadınlar siyasal haklardan yoksunken Türk kadını seçme seçilme hakkına sahip olarak, dünyanın bu konuda öncü ülkesi haline gelmişti. Bu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün olağanüstü öngörüsü ve demokrasi anlayışı sayesinde gerçeklemişse de, bugün biz Türk kadınları olarak o haklarımızı birer birer yitirmeye başladık. Bu çok acı ve vicdanları kanatan bir süreç. İyi Parti iktidarında, bu ülkede özüyle ve sözüyle kadın-erkek eşitliğini garanti altına alacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Danıştay’ın iptal kararı, şiddet kurbanı olan tüm kadınlarımızın vicdani sorumluluğu ile imzalandı. Tarih bunu affetmeyecektir” ifadelerine yer verdi.

Haber: Ayhan Karahan

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL