Bodrum Adliyesi önünde toplanan Muğla Barosu Bodrum Temsilciliği, son günlerde yargıda “referans ve ayrıcalık” iddialarıyla gündeme sarsan açıklamalara ve artan hukuk ihlallerine karşı çok sert bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Temsilci…
Bodrum Adliyesi önünde toplanan Muğla Barosu Bodrum Temsilciliği, son günlerde yargıda “referans ve ayrıcalık” iddialarıyla gündeme sarsan açıklamalara ve artan hukuk ihlallerine karşı çok sert bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Temsilci Avukat Onursal Özbek tarafından okunan açıklamada, yargı bağımsızlığı, liyakat ve hukukun üstünlüğü vurgusu yapılarak, Türkiye’deki adalet sisteminin geldiği nokta eleştirildi.
Bodrumhaberi.com okurları için, hukuk dünyasında büyük yankı uyandıran bu tarihi basın açıklamasının detaylarını, arka planını ve yargı sistemine yönelik getirilen eleştirileri Google Haberler (Google News) standartlarına ve güncel SEO ilkelerine uygun olarak derledik.
Muğla Barosu Bodrum Temsilcisi Av. Onursal Özbek’in okuduğu basın açıklamasının odak noktasında, geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına katılan Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir’in sözleri yer aldı. Ağdemir’in, görevde oldukları iki yıl içerisinde kendi barolarına üye 70 avukatı hakim ve savcı yaptıklarını, bu süreçte Adalet Bakanlığı ile görüşerek adaylara “referans” olduklarını ve bakanlığın kendilerine “ayrıcalık tanıdığını” açıkça ifade etmesi, hukuk camiasında büyük bir infiale neden olmuştu.
Av. Onursal Özbek, bu durumu bir “mesleki ahlaki çürümüşlük” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı: “Bunu saklamadı, gizlemedi. Bu mesleki ahlaki çürümüşlüğü, bir başarı hikâyesi gibi, gururla anlattı. Tepkiler büyüyünce ‘sözlerim bağlamından koparıldı’ dedi, sonra da adaylıktan çekildi. Ancak içinden geçtiğimiz günler, meslektaşımız baro başkanının sözlerinin ne kadar gerçeği yansıttığını bize her gün her hukuk faciasıyla zaten gösteriyor. Yani arkadaşlar, söylenen, yıllardır adım adım örülen bir ağın canlı yayında itirafıdır.”
Basın açıklamasında, 2020 yılında yasalaşan ve kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan “Çoklu Baro” düzenlemesine de atıfta bulunuldu. O dönemde Türkiye’nin dört bir yanından avukatların Ankara’ya yürüdüğünü ve saatlerce kapılarda bekletildiğini hatırlatan Özbek, sistemin asıl amacının bugün daha net anlaşıldığını belirtti.
Bodrum Adliyesi önünde toplanan avukatlar adına konuşan Özbek, iktidarın kendisine itiraz eden baroları susturamadığı için bölmek istediğini vurgulayarak, “Hukuku, insan haklarını, kadınları, işçileri, gazetecileri, ‘geziyi’ savunan baroların karşısına iktidara yakın barolar kurulacak. Bize ‘abartıyorsunuz’ dediler. Bugün o barolardan birinin başkanı, bakanlıkla kurduğu ayrıcalıklı ilişkiyi ekranlarda anlatıyor,” diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi. Aynı baronun yerel seçimlerde siyasi bir tutum sergilediğine ve diğer baroları hedef gösterdiğine de dikkat çekildi.
Yargı bağımsızlığının zedelendiği bir sistemde adil yargılanma hakkının ortadan kalktığına değinen Muğla Barosu Bodrum Temsilciliği, kararların hukuka göre değil, “sadakat” esasına göre verildiğini iddia etti.
Özbek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bağlayıcı kararlarına rağmen 18 Ekim itibarıyla cezaevinde dokuzuncu yılını dolduracak olan Osman Kavala davasını örnek gösterdi: “Kürsüye referansla oturtulan bir yargı, hukuka değil kendisini oraya oturtanlara sadakat borçludur. Böyle bir düzende kimin içeride kalacağına, kimin dışarı çıkacağına kurallar değil, sadakat karar verir. Sadık olan ödüllendirilir, itiraz eden örnek olsun diye yıllarca içeride tutulur.”
Açıklama sadece yargı içi kadrolaşma iddialarıyla sınırlı kalmadı; Türkiye’deki basın özgürlüğü ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar da Bodrum’dan güçlü bir sesle protesto edildi. Halk TV binasına polisin girmesi, yayının kesilmesi ve kanala kayyum atanması eylemi “halkın haber alma hakkına vurulmuş bir darbe” olarak nitelendirildi.
Av. Onursal Özbek, bu durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi: “Dün belediyeler, üniversiteler, barolar; bugün bir televizyon kanalı. Kayyum yalnızca bir kanala değil, halkın haber alma hakkına atanmıştır.”
Ayrıca, “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edilmesinin ardından “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ+ derneklerine, aktivistlere ve gazetecilere yönelik düzenlenen operasyonlara da tepki gösterildi. Sistemde yurttaşın değil, yalnızca “bizden olanlar” ve “diğerleri” ayrımının bulunduğuna dikkat çekilerek, bu düzenin sadece belirli isimleri değil; işinden atılan işçiyi, şiddet gören kadını, toprağı elinden alınan köylüyü ve hakkını arayan herkesi hedef aldığı ifade edildi.
Bodrum Adliyesi önünde gerçekleştirilen ve kamuoyunun dikkatini adaletin temel ilkelerine çekmeyi amaçlayan basın açıklamasının sonunda, Muğla Barosu Bodrum Temsilciliği hukukun üstünlüğünün yeniden tesisi için şu acil talepleri sıraladı:
Şeffaflık Çağrısı: Adalet Bakanlığı’na referansla girdiği iddia edilen ve bizzat Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı tarafından dile getirilen 70 kişinin atama süreçleri tüm şeffaflığıyla kamuoyu önünde açıklanmalıdır.
Mülakatların Kaldırılması: Yargıya girişte liyakati değil, siyasi sadakati ölçen mülakat sistemi derhal kaldırılmalıdır.
AİHM Kararlarına Uyulması: Osman Kavala ve Gezi davasında hüküm giyen herkes, uluslararası hukuk ve AİHM kararları gereği derhal serbest bırakılmalıdır.
Basın Özgürlüğünün Sağlanması: Halk TV’ye atanan kayyum kararı iptal edilmeli, haber alma hakkını savunan ve bu uğurda gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakılmalıdır.
Açıklamasını, yargının ve baroların asıl varoluş amacını hatırlatarak sonlandıran Av. Onursal Özbek, Bodrum’dan tüm Türkiye’ye umut ve kararlılık mesajı verdi: “Barolar iktidarın değil, hukukun ve yurttaşın yanında durmak için vardır. Avukatlar olarak bu düzene alışmayacağız. Hukukun, onu çiğneyenlere rağmen bağımsız bir hukuk olması gerektiğini her duruşma salonunda, her adliyede, her sokakta hatırlatmaya devam edeceğiz.”
Bodrumhaberi.com Analizi: Muğla Barosu’nun Bodrum Temsilciliği nezdinde gösterdiği bu refleks, Türkiye’de yargı bağımsızlığı tartışmalarının yerelden ulusala ne kadar derin bir etki yarattığını gösteriyor. Özellikle liyakat tartışmalarının ve mülakat sisteminin avukatlar nezdinde yarattığı güvensizlik, toplumun adalete olan inancını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerin başında geliyor. Bodrum’dan yükselen bu ses, hukukun üstünlüğünü savunan tüm kesimler için önemli bir manifesto niteliği taşıyor.
Bu haber, Muğla Barosu Bodrum Temsilciliği’nin resmi basın açıklaması metnine sadık kalınarak, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla bodrumhaberi.com editörleri tarafından hazırlanmıştır.
Bodrum’un güncel yerel haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, turizm, etkinlikler ve mahalle mahalle gündem haberleri Bodrum Haberi'nde.
Yorum Yap