Bodrum’u Dönüştüren Grup!

Bodrum Dönüşüm Grubu, yılda yaklaşık 250 bin ürünün el değiştirmesini sağlayarak, kentin sosyal yapısına şifa veriyor!
Birkaç yıl önce Hicran Aydoğdu, Yasemin Cem ve bir avuç gönüllü tarafından oluşturulan ve sosyal medyada örgütlenen grup, bugün 9 bin gönüllüyü ve ihtiyaç sahibini aynı platformda buluşturuyor.


Pandemi döneminde ekonomisi kısır döngüye giren hanelere, kentlere yaşama sevinci veren paylaşım gruplarından biri haline gelen “Bodrum Dönüşüm Grubu”nda, ev eşyasından kıyafete, kırtasiye malzemelerinden gelinliğe kadar hemen her şey paylaşıma açılıyor. Kimin ne ihtiyacı varsa gruba ulaşıyor ve grup üyelerinin organizasyonuyla kısa zamanda yoklar ‘var’ ediliyor.

Grubun kurucusu uzun yıllardır Bodrum’da yaşayan, müzisyen ve her yönüyle aktivist insan Hicran Aydoğdu… Yaşadığı toplumu duyarlılığı ile güzelleştiren insanlardan biri olan Aydoğdu, kısa sürede edindikleri bu hareket kabiliyetini büyük bir coşkuyla anlatıyor. Bodrum’da tüketim alışkanlıklarını değiştirdiklerini anlatan Aydoğdu, “Paranın gücünün şaha kalktığı bu günlerde parayı aradan kaldırıyor, hiçbir karşılık almadan, hiç tanımadığımız birilerine hediye veriyoruz.” diyor. Aydoğdu, bakın Bodrum Dönüşüm Grubu’nu nasıl anlatıyor:

“Etiketi bile çıkmamış, aylarca hiç kullanılmamış, bir heves satın alınıp depoda yıllanmış eşyalar yerlerinden çıkıyor. Evlerimizle birlikte ruhlarımız hafifliyor. Yepyeni dostluklar kuruluyor. Yeni insanlar giriyor hayatlarımıza, hayatımızın bakış açısı genişliyor.
Bir tişörtün üretimi aşamasında 2700 litre suyun harcandığı, plastik atıklar ile 8. kıtanın oluştuğu, dünyanın en derin çukuru olarak bilinen Mariana Çukuru’nun, insanın giremediği 11. km’sinde bile plastikle burun buruna gelinen şu aşamada, Muğla ilinin Bodrum ilçesinde 250 bin ürünün atılmadan, yenisi satın alınmadan paylaşılması demek dünya için bir şeyler yapılıyor demek.”

Bu işin ‘yardım’ etmenin ötesinde, doğa anaya el uzatmak anlamına geldiğini de söyleyen Hicran Aydoğdu, “Birine “iyilik” yaparken illa çok ihtiyacı var mı diye soran, gerçekten ihtiyacı varsa ancak o zaman egosu tatmin olan, yardim etmek için illa birinin yerde sürünmesini bekleyen sonra da yaptığı yardımı insanlara anlata anlata bitiremeyen tiplemelere inat, biz hep birlikte rencide etmeden vermenin, utanmadan almanın bir yolunu bulduk. Yaptığımız bu işe ihtiyacı olana değil, bize yaşam sağlayan, nefes veren, besleyen, büyüten doğa anaya yardım ediyoruz gözüyle bakıyoruz.
Çünkü iklimin çöktüğü, suyun tükendiği, buzulların eridiği, tüketim çılgınlığının insanlığı esir aldığı dünyanın bize ve paylaşımlarımıza herkesten çok ihtiyacı var.” diyor ve ekliyor:
Şimdi bu yazıyı okuyan herkesin yapması gereken; ama öncelikle kendine sorması gereken 2 soru var:Bu eşyaya gerçekten ihtiyacım var mı?

  1. Bu eşyaya gerçekten ihtiyacım var mı?
  2. İhtiyacım olan bir eşyayı satın almak yerine nasıl elde edebilirim?

Bu sorulara yanıtını varsa ve siz de paylaşmaktan yanaysanız, hiç oyalanmadan sosyal medyada bir dönüşüm grubu bulup üye olmak! İçinizdeki tüketim mikrobundan bir an önce kurtulmak için, tüketimi az, paylaşımı çok bir dünyaya bir el de siz verin, ne dersiniz?