BKD’den Şerife Demir İçin “Adil Yargılama” Talebi

Bodrum’da geçtiğimiz yıl kocasını 22 bıçak darbesiyle öldüren üç çocuk annesi Şerife Demir’in Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşması öncesinde bir açıklama yapan Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, “Cinsiyetçi değil, adil yargılama” mesajı verdi.
2020 yılı aralık ayında, Bodrum Yalı Mahallesi Defne Sokak’taki evlerinde kocası Vedat Demir ile yaşadığı tartışma neticesinde cinnet getiren 38 yaşındaki Şerife Demir, eşi Vedat Demir’i 22 bıçak darbesiyle öldürmüştü. İfadesinde kocasının çocuklarına ve kendisine şiddet uyguladığını söyleyen Demir, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şerife Demir’in 21 yıldır gördüğü eziyet ve sistematik şiddet sarmalıyla örülü evliliğin kurbanı olduğunu ileri süren kadın dayanışma örgütü BKD, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma öncesi “adil yargılama” çağrısında bulundu.
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği’nden yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
Şerife Demir, evlendiği günden itibaren tam 21 yıldır gördüğü eziyet ve sistematik şiddet sarmalıyla örülü evliliğin 09.12.2020 tarihinde Vedat Demir tarafından her zaman yaşadığı şiddet ortamında hem kendisini hem de çocuklarını korumak yani ölmemek için Vedat Demir’i öldürmek zorunda kalmıştır.

Şerife, hayatı boyunca ölümle burun buruna geldi. Öyle ki eşi Vedat Demir tarafından dağa götürülüp ölüme dahi terk edildi.Tüm bunlardan sağ kurtularak hayatta kalan Şerife, ölümle sonuçlanan 09.12.2020 günde sadece kendini ve çocuklarını korumuştur. Bu olay örgüsü suç diye kabul edilemez. Bunun adı meşru müdafaadır. Dolayısıyla Şerife’nin en hızlı şekilde tahliyesini talep ediyoruz.

Hiçbir kurum, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hastane, Kolluk dahil Şerife’nin maruz kaldığı sistematik eziyeti, şiddeti ve işkenceyi 21 yıl boyunca görmedi ve yasaları uygulamaya koyarak gereğini yapmadı.
Bu nedenle Şerife hayatta kaldığı için, yani ölmediği için, kasten öldürme suçlaması ile mahkûm edilemez.
Yargılamanın da bunlar göz önüne alınarak yapılması gerekir.

Özetle; cinsiyetçi bir yargılama değil, gerçekten tüm detayları, şiddet öyküsü ve yaşanan süreçler göz önünde bulundurarak adil bir yargılama yapılmalı ve bu erkek adalet ile değil, gerçek adaleti uygulamakla mümkündür.